İLAÇ BULMAK İÇİN ŞEHİR DIŞI YOLCULUK
- 1 gün önce
- 2 dakikada okunur

İLAÇ BULMAK İÇİN ŞEHİR DIŞI YOLCULUK
Hastalar başta kanser ilaçları olmak üzere birçok ilaca eczanelerde ulaşamıyor. Eczane eczane dolaşıyor, farklı şehirlerden eczaneleri arıyorlar.
Kalp, tansiyon, kanser ve farklı birçok hastalıkla mücadele edenler, tedavileri için gereken ilaçları eczanelerde bulamıyor. Eczane eczane dolaşıyor, internette "Şikayetvar" gibi platformlarda sorunlarını paylaşıyorlar. Hatta, eczacıların aktardığına göre internet sitelerinde sahte ilaç tuzağına düşen, hangi yolla ve nereden temin edildiği belli olmayan ürünleri çantalarında taşıyıp hastalara sunan “çantacılardan” ilaç satın almaya çalışanlar bile var.
Hastalar bir şekilde ilaçlara ulaşmaya çalışırken öte yandan eczacılar tarafından ise ilaçların temin edilebilmesi için yoğun bir iletişim yürütülüyor. Öyle ki, eczacılar kurdukları Whatsapp gruplarında bulunamayan ilaçları birbirleriyle paylaşıyor, bir eczaneden aranan ürünün bulunması halinde hemen hastayı bilgilendiriyorlar.
Şehirler arası ağ
Eczacı Emin Kaplan, kimi zaman farklı illerden gelen hastalara bile rastlandığını anlatıyor: “Erzurum’daki eczaneye meme kanseri ilacı Lucrin’i bulmak için İzmir’den hasta geldi. 3-4 aydır Lucrin’de tedarik sıkıntısı yaşıyoruz. 100 talep varsa 10 tane geliyor. Farklı illerden hastalar Lucrin gibi kanser ilaçlarını sormak için arıyorlar. İlaç bulmak için adeta şehirlerarası bir ağ var artır.”
Eczacı İsmail Erçin de Kaplan’la hemfikir. Antalya’daki eczanesinden geçen günlerde İstanbul’daki bir doktorla görüştüğünü söylüyor. “İstanbul, Ankara’dan hastalar geliyor, aynı zamanda sürekli farklı şehirlerden eczacılarla ve hekimlerle telefonlaşıyoruz. Geçen gün İstanbul’daki bir hekimle Azarga göz damlası için telefonlaştık, fakat bizde de olmağı için yardımcı olamadık. Bir başka örnek, elimizdeki meme kanserine yönelik son Lucrin ilacını Ankara’dan elen bir hastaya verdik.”
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Başkanı Nurten Saydan, Türkiye’de bulunamayan ilaç sorununun artık dönemsel değil, sistematik bir hal aldığını söylüyor ve ilaç fiyatlandırma politikasının piyasadan kopukluğunu temel sebep olarak gösteriyor: “ilaç euro kuru piyasa gerçekliğinden kopuk şekilde düşük tutulduğundan ilaç temin zinciri de doğrudan etkileniyor. İlaç euro kuru 1 Nisan 2026’dan itibaren 29,11 TL olarak uygulanmaya başlandı, gerçek euro kuru ise son günlerde yaklaşık 53 TL. İlaç firmaları zararına üretim ve ithalat yapmak yerine çözümü ürünlerini piyasaya sınırlı vermekte ya da tamamen piyasadan çekmekte buluyorlar.”
Yeni ilaçlara erişim zor
Saydan, yanlış fiyatlandırma politikasının sadece sektörün rekabet gücünü zayıflatmadığını, aynı zamanda yeni nesil ilaçlara erişimi de güçleştirdiğini ekliyor: “Özellikle son beş yılda ilaç euro kuru ile güncel döviz kuru arasındaki farkın giderek açılması, sektörün rekabet ve sürdürülebilirlik gücünü önemli ölçüde zayıflattı.
Nitekim, sektör son 11 yılda hacim bazında yüzde 28,8 büyüme kaydetmesine rağmen, değer bazındaki reel büyüme yüzde 7,9 seviyesinde kaldı. Ayrıca bu tablo, yeni nesil ilaçlara erişimi de engelleyerek halk sağlığını doğrudan etkiliyor. Türkiye’nin yeni nesil ilaçlara erişimi çok düşük. Öyle ki yeni nesil ilaçlara erişim oranı Türkiye’de yüzde 3’lerde, gelişmiş AB ülkelerinde yüzde 46 seviyesinde.”

.jpg)


