Tip-1 diyabet hastalarının en büyük sorunu
- 1 Tem
- 3 dakikada okunur
Tip-1 diyabet hastalarının en büyük sorunu: Hastalar cebinden ödeme yapıyor!

Tip-1 diyabet hastalarının karşılaştığı sorunlar gün geçtikçe artıyor. Hastalar, insülin veya diyabet ilaçlarının maliyetleri açısından birçok problemle karşı karşıya kalıyor. Konuyla ilgili TEİS Genel Başkanı Nurten Saydan, Yeni Ankara’ya konuştu.
Tip-1 Diyabet hastalarının kullandıkları ilaçlar tedavileri boyunca neredeyse bir uzuv haline geliyor ama ilaçların pahalılığı ve SGK tarafından belli bir kısmının karşılanmaması hastalar için en büyük problemlerin başında geliyor.
TEİS Genel Başkanı Nurten Saydan ise gerek ilaçların erişimi gerek ise maddi açıdan yaşanan sorunları Yeni Ankara’ya paylaştı.
“FİYATLANDIRMA POLİTİKASI İNSÜLİNLERE ERİŞİMİ ZORLAŞTIRIYOR”
Ülkemizde uygulanan mevcut ilaç fiyatlandırma politikası nedeniyle bazı insülinlere erişimde ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten TEİS Genel Başkanı Nurten Saydan, “Fiyatlandırma nedeniyle sınırlı miktarda piyasaya sunulan ilaçlara hastalar her zaman ulaşamıyor ve hastalara bu durum nedeniyle hekimleriyle birlikte farklı insülinlere geçmek zorunda kalabiliyorlar.” dedi.
Dönem dönem eczanelerde insülin veya diyabet ilaçlarında tedarik sorunları ile karşılaştığını da belirten Saydan, özellikle ileri teknolojiyle üretilen yeni nesil insülinlerde sorunun daha belirgin olduğunu dile getirdi.
“BAZI İLAÇLAR SGK’NIN GERİ ÖDEME LİSTESİNDE YOK!”
Raporlu diyabet hastalarının, geri ödeme kapsamında bulunan ilaçların herhangi bir katkı payı ödemeden temin edebildiğini ifade eden Nurten Saydan, “SGK'nın geri ödeme sistemi nedeniyle bazı eşdeğer ilaçlarda fiyat farkı oluşabiliyor. Bu durumda hasta ya farkı ödeyerek tercih ettiği ürünü alıyor ya da geri ödeme kapsamında olan eşdeğer ilacı kullanmayı seçiyor. Son dönemde zayıflama amacıyla kullanımlarıyla gündeme gelen GLP-1 analogları ise aslında diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlar. Ancak bu ilaçlar henüz SGK geri ödeme listesinde yer almıyor. Bu nedenle hastalar bu tedavilere ancak ücretini kendileri karşılayarak ulaşabiliyor” açıklamasında bulundu.
Saydan ayrıca, günlük olarak kullanılan şeker ölçüm cihazları, ölçüm çubukları ve insülin iğne uçları için SGK’nın ödediği tutarların güncel piyasa fiyatlarının oldukça gerisinde kaldığını ve hastaların her ürün ilave fiyat farkı ödemek zorunda kaldığını belirterek; "Şeker ölçüm cihazları için yapılan ödeme sembolik düzeyde. Ölçüm çubuklarında ise SGK'nın ödediği tutar 68,75 TL iken, ürünlerin piyasa fiyatı yaklaşık 200 ile 600 TL arasında değişiyor. Benzer bir tablo insülin iğne uçlarında da söz konusu. Bu fark doğrudan hastaların bütçesine yansıyor.” dedi.
Çocuk hastalar ile yetişkin Tip-1 diyabet hastalarına yönelik SGK uygulamaları da farklılık gösteriyor. Nurten Saydan, çocuk hastaların şeker ölçüm stripi kullanım hakkı ve yeni nesil glikoz takip sistemlerine erişim konusunda avantajlı olduğunu belirtti.
“MALİYETİ DÜŞÜRMEK İÇİN BİR İĞNE UCUNU BİRDEN FAZLA KEZ KULLANIYORLAR”
SGK’nın Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında "Tip-1 Diyabetlilerin şeker ölçüm çubukları (strip) ve iğne uçları için belirlediği sınırlamalar (örneğin aylık adet kotaları) hastaların tıbbi ihtiyaçlarını karşılıyor mu?" sorusu da bir diğer önemli konulardan birisi.
Saydan, belirlenen kotalar yüzünden mağduriyet yaşayan hastalar hakkında “Asıl sorun, bu ürünler için yapılan geri ödemenin piyasa fiyatlarının çok gerisinde kalması. Ekonomik nedenlerle bazı hastalar kan şekeri ölçümlerini azaltmak zorunda kalıyor. Hatta maliyeti düşürmek amacıyla bir insülin iğne ucunu birden fazla kez kullanan hastalarla da karşılaşıyoruz. Bu durum ise enfeksiyon ve tedavi başarısı açısından önemli riskler oluşturuyor.” dedi.
Hastaların yükünün azaltılması için SGK’nın yapması gereken düzenlemeler olduğunu belirten TEİS Genel Başkanı Nurten Saydan, şu ifadeleri kullandı: “Şeker ölçüm çubukları ve insülin iğne uçları için belirlenen geri ödeme tutarlarının güncel piyasa koşullarına uygun hale getirilmesi gerekiyor. Bu ürünler diyabet tedavisinin ayrılmaz bir parçası. Hastaların ekonomik nedenlerle kan şekeri ölçümünü azaltması ya da iğne uçlarını tekrar kullanmak zorunda kalması kabul edilebilir bir durum değil. Geri ödeme tutarlarının güncellenmesi hem hastaların yaşam kalitesini artıracak hem de uzun vadede diyabete bağlı komplikasyonların önlenmesine katkı sağlayarak sağlık sisteminin yükünü azaltacaktır.”
.jpg)


