SABAH GAZETESİNE SENDİKAMIZCA NOTERDEN İHTAR ÇEKİLDİ !

Değerli Üyelerimiz ve Meslektaşlarımız,


Sabah Gazetesinin 04.11.2020 tarihli yayınındaki bir haberde yer alan asılsız, mesleğimizi ve meslektaşlarımızı küçük düşürücü ifadeler için Ankara 16. Noterliğinden 06.11.2020 tarih ve 17735 yevmiye numaralı ihtarname ile bir tekzip metni gönderilmiştir.


Göndermiş olduğumuz tekzip metni aşağıda bilgilerinize sunulmuştur.


TEİS YÖNETİM KURULU



İHTARNAME

İhtar Keşide Eden : Tüm Eczacı İşverenler Sendikası

Vekili : Av. Yasemin ABASLI

Strazburg Cad. 27/8 Sıhhiye ANKARA

Muhatap : Şefik ÇALIK


Sabah Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve İnternet Yayın Sorumlusu Müdürü

Güzeltepe Mah. Mareşal Fevzi Çakmak Cad.B Blok No:29/1/1Eyüpsultan/ İSTANBUL


Konu: 04.11.2020 tarihli Sabah Gazetesi’nde Necdet Çakır imzalı haberde yer alan eczacılık mesleğini ve eczacıları küçük düşürücü ifadeler hakkında cevap ve düzeltme talebinin ihtaren bildirimidir.


Açıklamalar :


Gazetenizin 04.11.2020 tarihli nüshasında Necdet Çakır imzasıyla “SGK milyonlarca lira zarara uğratılıyor” başlıklı bir haber yayınlanmış, “Batman Bölge Devlet Hastanesi Dâhiliye Uzmanı Dr. Mehmet Fırat, korona virüs nedeniyle kronik hastalığı bulunan vatandaşlara yönelik rapor sürelerinin uzatılması ve doktora gitmeden doğrudan raporlu ilaçların alınmasının sağlanması ile sitemde bulunan basit bir açık nedeni ile kurumun zarara uğratıldığını tespit etti” alt başlığı altında serbest eczane sahibi eczacılar hakkında mesnetsiz iddialara dayalı bir şekilde karalayıcı ve küçük düşürücü ifadeler kullanılmıştır. Şöyle ki:


Yazıda “Pandemi dönemi boyunca hastaların mağduriyetini engellemek ve gereksiz hastane ortamına bağlı riskleri azaltmak için, raporlu ilaçların direk eczaneden alınma imkânı sağlandı. Bu güzel uygulamada oluşan sistemsel bir hata nedeniyle bazı eczacılar tarafından abartısız milyonlarca liralık gereksiz ilaç çıkışı yapıldı.” ifadeleri ile eleştiri sınırları aşılarak eczacılar hiçbir somut veriye dayanmayan ithamlarla töhmet altında bırakılmıştır.


Ayrıca, yazıda “Sırf raporda var diye hastaların laboratuvar sonuçlarına bakmadan reçetesiz en üst dozdan ilaçlar hastalara verilmektedir.” şeklindeki gerçeğe aykırı ifadeler eczacıların onur ve saygınlığını ağır biçimde zedelemiştir.


Oysa ki; habere konu olan ilaçlar diyaliz hastalarının kullandığı ilaçlar olup bu ilaçlar için diyaliz hekimleri tarafından rapor çıkarılmakta, kan değerlerinin ölçümü sonucu reçete edilmekte ve hepsinden önemlisi tüm Türkiye’de Eczacı Odaları tarafından sıralı ve kotalı olarak karşılanması sağlanmaktadır. Pandemi sürecinde diyaliz tedavisinde kullanılan ilaçların reçete edilmesi diyaliz merkezlerine hastaların gitmeye devam etmesi nedeniyle eskiden olduğu gibi sürmekte olup, zaten sıralı ve kotalı olan bir sistemde haber kaynağı olarak gösterilen Dr. Mehmet Fırat’ın iddiaları gibi isteyen her eczane tarafından rapordaki tüm ilaçların sisteme girilerek karşılanması mümkün olmayıp, bu iddia maddi gerçekliğe aykırıdır. Zira devam reçetesi olsa bile hastanın kullanmadığı bir ilacın raporda yer alsa bile Medula Sistemine kayıt edilmesi ve kuruma fatura edilmesi mümkün değildir.


Dolayısıyla haberde yer alan bilgilerin hiçbiri gerçek durumla örtüşmediği gibi pandemi sürecinde en ön safta mücadele eden, kendi eczanesini bırakıp deprem bölgesinde halka ücretsiz ilaç dağıtmak için gönüllü olan eczacıların para kazanmaktan başka bir şeyi düşünmeyen, bu uğurda da her şeyi yapan bir meslek grubu olarak gösterilmesi insaf ve vicdan sınırıları dışında bir eylemdir.


Eczacılar, devletin zarara uğramaması için sıralı ve kotalı sistemleri bulup develete öneren ve bu şekilde daha az ilaç sarfiyatını sağlayan yegane meslek grubu olup, aynı zamanda bu konuda en fazla hassasiyeti gösteren ve kamuoyu oluşturarak hasta mağduriyetlerini önlemeye çalışan da bir meslek grubudur.


Eczacılar son 16 yıldır gerçekleştirilmekte olan sağlıkta değişim sürecinden en çok etkilenen ve mağdur olan bir meslek grubudur. Eczacılar yaşadıkları tüm maddi zorluklara rağmen 7 gün 24 saat etik ve hukuk kuralları çerçevesinde kaliteli ilaç ve eczacılık hizmeti sunmaya devam emektedir.


İlaç ve sağlık hizmetinin kesintiye uğramadan sunumunu sağlayan eczacıların evde kalmış ilaçlardan yola çıkılarak itham edilmesi, halk sağlığını önemsemedikleri ve sadece ticari kaygı ile hareket ettikleri algısı yaratılması, ilgili kurumların bile bu konuda bir şey yapmadığının ima edilerek devam reçetesi uygulamasının kaldırılmasının istenmesi , söz konusu haberin kamu adına ve yararına olma ilkesinden çok uzak olduğunun da bir göstergesidir.


Her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; ülkemizde büyük bir özveri ile faaliyet gösteren 26.000 eczacıyı rencide eden, gerçeği yansıtmayan, eczacıları halkın gözünde itibarsızlaştırarak güven duygusunu zedeleyen yazıya karşı işbu cevap ve düzeltme yazısının gazetenizin aynı sayfasında ve aynı puntolarla, yorum yapılmaksızın, 5187 sayılı Basın Yasası’nın 14. maddesine göre yayınlanmasını vekaleten talep ederim. 06.11.2020


Tüm Eczacı İşverenler Sendikası

Vekili Av. Yasemin ABASLI


Sayın noter; işbu 3 nüsha düzenlenen ihtarnamenin bir nüshasının muhataba tebliğini, bir nüshasının dairenizde muhafazasını, bir nüshasının da tarafıma tebliğini arz ederim.