TEİS HAKKINDA

Ana Sayfa :: Önemli Dosyalar :: YAŞANAN SORUNLAR İÇİN HAZIRLANAN RAPOR                                                                                                                                                                                      

Kategoriler


 
İTS DOĞRULAMA
PROGRAMI
V. 2.3.0


 KÂR HESAPLAMA TABLOSU
(YENİ)









YAŞANAN SORUNLAR İÇİN HAZIRLANAN RAPOR


10-01-2010

TEİS olarak bu yaşadığımız sorunlu dönem için, 5 yıldır süregelen, biriken sorunları ve çözümleri içeren bir dosya Sayın Başbakana iletilmiştir. Hazırlanan rapor ekte bilgilerinize sunulmuştur.

TEİS

 

DEĞERLİ MESLEKTAŞLARIMIZ,

 

TEİS olarak bu yaşadığımız sorunlu dönem için, 5 yıldır süregelen, biriken sorunları ve çözümleri içeren bir dosya Sayın Başbakana iletilmiştir.

Hazırlanan rapor ekte bilgilerinize sunulmuştur.

Saygılarımızla

 

TEİS YÖNETİM KURULU

 

 

 

 

                                                                                               

 

 

         Sayın ;

 

Recep Tayyip ERDOĞAN

 

T.C.

BAŞBAKANI

 

ANKARA

 

         

       Bilindiği üzere sağlıkta dönüşüm programı çerçevesinde ülkemizde sağlık hizmetinin en önemli ve olmazsa olmaz yapı taşlarından olan eczane sahibi eczacılar, 5 yıl boyunca ilaç ve eczacılık hizmetinin kesintisiz sürmesi için gereken fedakarlıkları yaparak yaşadıkları tüm olumsuzluklara rağmen halkımıza en iyi hizmeti sunmaya çaba sarf etmişlerdir.

         Yaşadığımız sorunlar çözümü bulunmayan sorunlar olmayıp, çözümün bir parçası olmak ve hizmetin devamını sağlamak adına, yaşanan sorunlarımız ve bu sorunların çözümü hakkında sendikamız tarafından hazırlanan ekte yer alan raporu eczane eczacılarının sendikası (TEİS) olarak bilgilerinize arz eder ;

Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı olarak, sorunlarımızın çözümüne yönelik girişimlerde bulunmanız talebi ve inancı ile saygılar sunarım.

 

 

                                                                  

                                                                 

                                                                     Ecz. Nurten SAYDAN

         Tüm Eczacı İşverenler Sendikası

                                                             Genel Başkanı

 

 

 

 

ECZACILARIN HİZMET VERMESİNİ ZORLAŞTIRAN ÖNCELİKLİ SORUNLAR;

 

1.İlaç firmaları tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan ve eczacıların taşıyıcı olarak kullanıldığı Kamu Kurum İskontolarından doğan zararlarımız,

 

2.Bütün AB ülkelerinde var olan “eczacı meslek hakkının” ülkemiz eczacılarına verilmemiş olması,

 

3.İlaçların reçetelere yazımında ilacın etken maddesinin değil ticari marka isminin yazılması,

 

4.İlaç fiyat indirimlerinden doğan zararların karşılanması için yasal düzenleme yapılmamış olması,

 

5.Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen İlaç Takip Sisteminin başlama tarihi olan 01.01.2010 tarihinin, Ecza Depolarının sisteme dahil olmasına kadar ertelenmesi,

 

6.Sosyal Güvenlik Kurumu reçete karşılanan provizyon sisteminin, kurumun çıkardığı Sağlık Uygulama Tebliğlerine uygun hale getirilmemiş olması ve 24 saat devamlı ve düzgün çalışan provizyon sistemi ile hizmet veremiyor olmamız.

 

YAŞANAN SORUNLAR İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ;

 

 

I)                Eczacılar olarak; ilaç firmaları tarafından, SGK’ ya yapılan ve bizleri taşıyıcı olmaya mecbur eden Kamu Kurum İskontolarının, firmalar tarafından doğrudan SGK’ ya yapılmasını istiyoruz. 5 yıldır eczanelerimizde yaşanan kayıplar artık dayanılamaz noktaya ulaşmıştır.

 

Kamu Kurum İskontolarındaki taşıyıcı görevimizin sona erdirilmesini istememizin nedenleri;

a)     İlaç firmaları, SGK’ ya söz verdikleri Kamu Kurum İskontolarını yapmadıkları için bizlere yansımadığı halde bu iskontoları SGK’ ya vermek zorunda bırakılmaktayız.

b)    SGK’ ya defalarca iletilmiş olmasına rağmen, firmalara cezai yaptırım getirilmemiştir.

   İlaç firmaları aralarındaki rekabetten dolayı bu iskontoları haftalık periyotlarla    arttırmakta ve SGK’ da resmi sitesinden bunları yayınlayarak yürürlüğe sokmaktadır.Oldukça sık yaşanan bu durumda, eczane raflarımızda bulunan ilaçlarımız zarar görmekte ve bu zarar gerek SGK, gerekse firmalar tarafından göz ardı edilmektedir.

c)      SGK 'nın ilaç firmaları ile pazarlık etmesi ve ekstra indirimler sağlaması doğaldır. Ancak pazarlıklar sonucunda yürürlüğe giren ancak firmaların eczanelere vermediği iskontoları vermek zorunda kalarak, eczanelerimiz ciddi bir hak kaybı ve mağduriyete uğramaktadır. ( En son yaşanan örnek; 4 Aralıkta 1800 kalem ilaçta %11 den ,% 23 e çıkarılan Kamu Kurum iskontolarında eczanelerimiz zarar görmüştür. Raflarımızda bulunan ve firmaların % 11 iskonto verdiği ilaçlarımızı 4 Aralık günü eczanelerimizden % 23 iskonto ile SGK na verilmiştir)

d)     Sayın Çalışma Bakanı tarafından, ilaç firmaları ile anlaşıldı denmesine rağmen bazı firmalarca bu iskontolar eczanelerimize yansıtılmamaktadır. Bu durum karşısında;  Eczane hizmetlerimiz aksamakta ve mesleki görevlerimizi yerine getirememekteyiz.

 

        Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) olarak talebimiz; ülkedeki en önemli sağlık ayağı ve verdiği hizmet yadsınamaz olan eczane eczacılarımızın üzerinden bu taşıyıcı yükün kaldırılmasıdır.

Önerdiğimiz sistem, pek çok Avrupa ülkesinde uygulanmakta ve ciddi tasarruf sağlamaktadır.

SGK bilgisayarlarında, firmaların ilaçlarının ne kadar satıldığı günlük, ve anlık olarak görülebilmektedir.

Firmaların satış rakamları kolaylıkla alınabilir ve firmanın SGK’ya vereceği iskonto belli periyotlarla  (örneğin; aylık) hesaplanır ve SGK tarafından defaten rahatça tahsil edilebilir. Sağlıkta dönüşüm projesine göre 2010 Ocak ayında, Devlet memurları da SGK çatısı altına geçeceğinden bu sistem rahatlıkla uygulanabilir.

2011 yılında SGK’ya geçmesi planlanan Yeşil Kart harcamaları için; Yine SGK tarafından verilecek ilaç harcama rakamları Sağlık Bakanlığına verilir ve ilaç firmaları tarafından yatırılan Kamu Kurum İskonto bedelleri Yeşil kart harcamalarına aktarılır.

         Kamu Kurum İskontolarının İlaç firmaları tarafından doğrudan SGK’ ya yapılmasının devlete katkıları bulunacaktır ;

A)    Eczacıların taşıyıcı olmaktan dolayı 5 yıldır devamlı yaşadığı ağır hak kayıpları sona erecek ve bu konudaki şikâyetler bitecektir.

B)    SGK ile ilaç firmaları arasında daha etkin ,ciddi pazarlıklar ve iskontolar yapılabilecek ve SGK bundan ciddi tasarruf sağlayacaktır.

C)    SGK’ nın ilaç firmaları üzerinde denetim imkânı artacak,ülkedeki ilaç pazarının denetim ve kontrolü sağlanacaktır. Bugün itibari ile SGK, hangi firmaları hangi ilaçlarında verilen sözleri yerine getirip getirmediğini bilmemektedir.

Avrupa’nın birçok ülkesinde uygulanan bu sistemle, aynı zamanda yerli ilaç sanayi korunmuş ve kalkınmasına destek sağlanmış olacaktır.

 

II) Ülkemizde ilacın fiyatını ve eczacının kar oranını Sağlık Bakanlığı belirlemektedir. Bizler sadece bu ticari kar oranı ile hizmet vermeye çalışıyoruz. Haftada 7 gün ve 24 saat boyunca bu ülkenin en ücra köşesine, en uç noktasına kadar bulunan eczanelerimizde ilaç ve sağlık danışmanlığı yapıyoruz. Sizlerin de bildiği üzere bizler vatandaşın en yakınında ve en güvenilir bir meslek grubuyuz.

Senelerdir bu ülkede, sadece sattığımız ilaçtan devletçe belirlenen kar oranı ile faaliyetlerimizi sürdürmüş olmamıza rağmen vermiş olduğumuz sağlık hizmetinin karşılığında hiçbir meslek hakkı alamamaktayız. Oysa; AB ülkelerinde meslek hakkı uygulaması mevcuttur. Meslek hakkı, danışmanlık ve 1. basamak sağlık hizmet sunucusu olarak hizmet veren eczacıların bu hizmetinin bir bedelidir.

      Çok daha kaliteli ilaç ve eczacılık hizmeti verebilmek ve eczacılarımızı iflastan korumanın tek yolu meslek hakkı uygulamasını acilen yasal zeminine kavuşturmaktır.

     Tensip ve onayınızla bu talebimiz desteklenirse, bu ülkenin eczacıları senelerdir ihmal edilen “Eczacı Meslek Hakkına” kavuşacaklardır.

 

III) Biz bu ülkenin eczacıları olarak reçetelere ilaçların ticari marka isimlerinin yazılmasını istemiyoruz.

 

Çünkü İlacın etkisi ticari isminden değil, “etken maddesinden” gelmektedir.

Birçok gelişmiş ülkede reçeteler doktorlar tarafından hem etik olması, hem de ticari reklam yapılmaması amacı ile etken madde olarak reçetelendirilmektedir.

Ülkemizdeki eczacılığın bilimsel boyutu ve ilaç harcamalarının ticari olgulardan etkilenmemesi için ve böylece daha bilimsel bir ilaç ve sağlık danışmanlığı hizmeti verebilmek adına hükümetimizi bunun “mimarı” olmaya çağırıyoruz.

 

Reçetelere ilaçların ticari ismi yerine etken maddesi yazılması uygulamasının getireceği faydalar şunlardır.

 

A)İlaç firmalarının, hekimler üzerindeki yanlış uygulamaları son bulacaktır.

B) Bu ülkenin hekimleri, reçete yazarlarken ticari isme alet olmayacaklar ve “etik” çalışma imkânı bulacaklardır.

     C) ilaç firmalarının promosyon vb çalışmaları çok azalacağı için gereksiz ilaç yazılımı ve tüketimi çok azalacaktır. Sendikamızca, Devletin Tasarruf oranının çok ciddi boyutlarda olacağı düşünülmektedir.

      D)Nerede ise tamamı dışa bağımlı yerli ilaç sanayimiz kısa bir süre sonra düzelecek ve yerli ilaç sanayimize destek olunacaktır.

Bu durum ülkemiz için “yerli ilaç politikamızı “oluşturacak ve ilaç için bütçemizden dış ülkelere akan para azalacaktır.


Elbette reçetelere etken madde yazılmasının eczanelerimize de olumlu etkileri olacak ve eczacılık mesleğimiz toparlanacak ve yaralarını saracaktır. Öncelikle;

1. Eczanelerimizde bulunan ilaç fazlalığı ve stok kirliliği azalacaktır. Eczanelerimizde bulunan ilaçlarımız bizlerin olduğu kadar bu ülkenin de milli servetidir.

2.Ülkemizdeki eczacılık ve hekimlik bilimsel bir boyut kazanıp, firmaların etkisinden çıkacak ve ticari kavramdan uzaklaşıp asli görevine dönecektir.

 

 

IV)  Bilindiği üzere 14 Şubat 2004 tarihinden itibaren İlaç fiyat indirimleri yeni fiyat listesinin yayınlandığı tarihte uygulamaya geçtiği için meslektaşlarımızın ellerinde bulunan ilaçlarda uğradıkları zararın giderilmesi amacıyla yapılan başvurular sonucu; 14 Şubat 2004 Tarihli Beşeri İlaçların Fiyatlandırılmasına dair Kararda yeni bir düzenleme yapılmış, indirimin yayını tarihinden itibaren 45 günlük geçiş süreci tanınmış olmasına rağmen, bu geçiş süreci ilaç firmaları tarafından yüksek fiyatlı ilaç satışı için kendilerine tanınan bir hak olarak kullanılarak bu düzenleme ile eczacıların stoklarını yenileyerek kendilerini korumalarına imkan tanınmamıştır.

     Kaldı ki; bu 45 günlük geçiş süresi son yayınlanan değişiklikle 5 güne düşürülerek eczacıların raflarında bulunan ilaçlardan zarar etmemesi imkansız hale gelmiştir.

     Yapılan düzenlemelerle eczanelere bu geçiş sürecinin tanınmasının amacı eczane karlılığını arttırmak değil, 45 günlük süre içinde eczanelerin stoklarının tüketilerek yeni fiyatlı ilaçların büyük oranda eczane stoğuna girmesinin sağlanması ve bu sayede de eczanelerin ekonomik yapısının bozulmasının önlenmesi olmasına rağmen yasal herhangi bir zorunluluk olmadığı için ilaç firmalarınca eczanelere indirimli fiyattan ilaç akışı yapılmamıştır.

         45 günlük geçiş süreci içinde dahi tüm eczanelerin ellerindeki stokları tamamen bitirmesi ve yeni fiyatlı ilaçları eski fiyat üzerinden satması mümkün olmadığı gibi bu süre 5 güne çekilmiş olup, 45 gün boyunca eczanelere indirimli olarak ilaç akışı yapılsa dahi eczacıların yasal karlılıklarının artması söz konusu değildir.

         Eczanelerimizde yüksek fiyatla alınan ilaçların ilaç fiyat düşüşünün yürürlüğe girmesi  sonrası düşük fiyatla satılması çok büyük oranlarda gerçekleşmekte olup bu durum, ilaç firmalarının karlılığının haksız ve hukuka aykırı bir şekilde artmasına, eczacı karlılığının ise yasal oranın altına düşmesine neden olmaktadır.

     Eczanelerin ekonomik yapılarını ve varlıklarını koruyarak ilaç ve eczacılık hizmetinin kesintisiz devamının sağlanması ve yukarıda kısaca  belirtilen konularda yaşanan  sorunların giderilmesi amacıyla ilaç firmalarının uygulamalarını yasal mevzuat çerçevesinde gerçekleştirmesinin sağlanması  ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.

 

 

V)TEİS olarak; Sağlık Bakanlığı'nın projesi olan ve 2010 yılında başlayacak “İlaç Takip Sistemi” ne ecza depoları dahil edilmeden uygulanmasının hiçbir yararı olmayacağını, eczanelerin iş yükünü arttırarak çalışma şartlarını ağırlaştıracağını düşünmekteyiz.

Durumu özetleyecek olursak;

İlaç firmaları, ecza depoları ve eczaneler birbirine bağlı olarak çalışan birimlerdir. Bu birimlerden ikisini, İlaç Takip Sistemi kapsamına alıp, bir tanesini kapsam dışında bırakmanın sistemin kuruluş amacıyla bağdaşmayacağını ve atıl kalacağını düşünüyoruz.

Zira ; İlaç firmaları faturasını kesip, ilaçları İlaç Takip Sistemine kaydetmesine rağmen Ecza Depoları  bu ilaçları alacak, faturasını kesip eczanelere yollayacak AMA İLAÇ TAKİP SİSTEMİNE BİLDİRMEYECEKTİR.

Eczanelerimize sisteme kayıtlı olmayan depolardan gelen ilaçları sadece bizlerin sisteme bildirilmesi eksik bir işlemdir. 

Bildiğiniz üzere bu ülkedeki ilaç satışlarının tamamına yakını Kamuya, Sosyal güvenlik Kurumlarına yapılmaktadır. Bu satışı yapabilmek adına da eczanelerimiz fatura kesmek zorundadır. Dolayısıyla biz eczane eczacıları depolardan ilaçlarımızı fatura karşılığında almaktayız.

İlaç Takip Sisteminin kayıt dışı ve sahte ilaç satışını engellemek amaçlı olduğu düşünülürse, “ecza depoları” devrede olmadan kontrolün sağlanamayacağı açık ve nettir.

 Kaldı ki; Sağlık Bakanlığı İEGM' nün verilerine ve görüşlerine göre; ülkemizde sahte ilaç sadece internet ortamında veya bakkal, benzinliklerde bulunmaktadır.

İlaç sevkiyatında 3 unsurdan en önemlisi olan “ecza depolarının “sisteme alınmadan İTS sistemine başlanması, sadece eczanelerimize külfet getirecek, emek ve zaman kaybına neden olacağından bu sistemin ecza depoları sisteme dahil edilmeden başlatılmaması gerekmektedir.

 

VI) Bu ülkenin 23 bin eczane eczacısı olarak, SGK provizyon sisteminin yürürlükte olan Sağlık Uygulama Talimatlarına (SUT) uygun hale getirilmemiş olması en büyük sorunlarımızdan biridir. Pratikte, sağlık uygulama tebliği ile provizyon sistemi örtüşmemekte, provizyon sisteminin onay verdiği bir reçete kontrol birimi tarafından uygun bulunmayıp ödenmemektedir.

         5 yıldır günde en az 5 kere kesilen, kesildiği zaman en az 1 saat gelmeyen, gece nöbetlerimizde bizi ve hastalarımızı perişan eden, neden hala düzgün çalışır hale gelmediğini bir türlü anlayamadığımız “provizyon sisteminin “ 7 gün 24 saat düzenli çalışmasını istiyoruz.   

 

         Sayıları 17’yi bulan eczacılık fakültelerinden yılda yaklaşık 1700 eczacının mezun olmakta olduğu düşünüldüğünde önümüzdeki 5 yıl içerisinde “işsiz eczacı ordusu” ile karşı karşıya kalacak olmamız kaçınılmazdır.

         Gerek “meslek hakkı” ve gerekse bu raporda sunduğumuz diğer çözüm önerileri sayesinde işsiz kalacak olan bu meslektaşlarımız mevcut eczanelerde istihdam edilerek hem “işsiz eczacı” tablosu önlenecek hem de eczanelerimizde hastalara sağlık hizmeti sunumunda çok daha kaliteli ve bilimsel bir yol açılmış olacaktır.

 

Yukarıda sıraladığımız sorunlarımızın çözümü halinde gerek mesleğimiz içinde bulunduğu bu zor durumdan kurtarılmış olacak, gerekse sağlık reformu daha etkin ve sağlam temellerle hayata geçecektir.

 

 

TEİS YÖNETİM KURULU




5 / 5 (15 Oyla)

Yazan:
Isminizi Giriniz: (Doldurulması Gereklidir)
Mail Adresiniz: (Doldurulması Gereklidir)
Konu: (Doldurulması Gereklidir)
Yorumunuz:



OKUYUCU YORUMLARI: 



GÖNDEREN: Rasim Taştan
BAŞLIK: Asıl yapılması gereken bu
YORUM: Gündemimizdeki bir sürü problemin yanı sıra kendi içimizdeki gerek siyasi, gerek maddi çekişmelerin de daha karmaşık hale getirdiği bunalım ortamından tek çıkış yolu bu rapor gibi çalışmaların yapılıp uzun vadede mesleki geleceğimizi garanti altına alan bir plan ve program üzerinde çalışılmalıdır. Mesleğimiz günübirlik politikalarla, kısa vadeli önlem ve eylemler ile bir yere gelemez.



  Site  

Powered by: PHPCow.com