Değerli meslektaşlarımız ve sayın üyelerimiz,
Ülkemiz çok yeni bir cumhuriyettir. Belki insan ömrüne göre uzun gelebilir ama devletlerin yaşlarına göre bakacak olursak daha çok gençtir.
Bizler, asırlar boyunca bizi yöneten hakanlara, kağanlara, padişahlara ve sonrasında demokraside liderlerle yönetilmeye alışmışız.
Toplum olarak bizim yerimize karar verecek, elini taşın altına koyacak, bizler için kendini ateşe atacak insanlar aradığımız için, bizi idare edenler becerikli, ileri görüşlü, zeki ve cesur olduğu zaman başarılı olmuşuz, ancak liderler basiretsiz olduğunda da kaybettiklerimizden dolayı hep üzülmüşüzdür.
Bunun sonucunda doğal olarak hep baştakileri sorumlu tutup suçlamak ne yazık ki bizlerde kötü bir alışkanlık haline gelmiştir.
Böyle bir millet son olarak 600 yıllık padişahlıktan sonra, büyük bir şans olarak ATATÜRK gibi bir büyük liderle DEMOKRASİ ye kavuşmuştur.
1923 yılında kurulan Cumhuriyetimiz daha çok yenidir.
Toplumumuz daha demokrasi kavramını henüz tam olarak hazmedememiştir.
Atatürk’ten sonra toplum olarak lider arayışımız sürmüş ve bu arayış günümüze kadar son derece dalgalı bir süreçte, iniş çıkışlar yaşanarak süregelmiştir.
Aslında Demokrasilerde lider halkın kendisidir, halkın kendi kendisini idare etmesidir.
Ancak bizlerin genlerinde bulunan tek lidere bağımlılık, özgürlüğümüzü ve demokrasinin nimetlerinden toplumun yararlanmasını engellemektedir.
Toplumumuzda öyle bir anlayış vardır ki; sanki herkes bir partili olmak zorundadır.
Ülkemizdeki çok partili döneme geçişle birlikte insanlarımız adeta futbol takımı tutar gibi siyasi parti tutmaya başlamışlar, öyle ki partileri kazanamayınca küsenler, hatta kazananlar başarılı olmasın diye olumlu çalışmaları ve projeleri baltalayanlar, karalayanlar bile olmuştur.
Bunların neticesinde Demokrasideki toplumun kendisini idare etmesi amacından sapılmış ve siyaset toplumda kamplaşmalara ve onulmaz yaraların açılmasına sebep olmuştur.
Biz eczacılara da maalesef toplumumuzdaki hastalık bulaşmış ve tahsilli insanlar Olmamıza rağmen kendimizi bu hastalıktan korumamız mümkün olamamıştır.
Sonuçta,
Meslekle siyasetin bir arada yürümeyeceğini yaşadığımız tecrübelerle öğrenmiş bulunmaktayız.
Elbette bu ülkenin aydınları olan bizlerin, bu ülkenin geleceği için aydın fikirleri olacaktır ve olmalıdır zaten.
Ama mesleğimize hiçbir şekilde siyaseti bulaştırmamamız gerekmektedir.
Değerli meslektaşlarım;
Eczacılık mesleği ile siyaset yapılmaz
Meslek örgütleri ile siyaset yapılmaz.
Yapılırsa,
Mesleğin içi boşalır.
KISACA,
TOPLUM VE ÜLKE İÇİN ÖNEMİ HİÇBİR ŞEKİLDE TARTIŞILMAYACAK,
SAĞLIK CAMİASININ ANA BİLEŞENLERİNDEN ECZACILIK MESLEĞİ,
GÖRÜŞ NE OLURSA OLSUN SİYASETE ALET EDİLEMEZ VE TARAF OLUNAMAZ.
ECZACILIK MESLEĞİNDE BİR TEK ECZACILIK MESLEĞİ POLİTİKASI YAPILIR.
Meslek politikasına da hiçbir siyasi yafta yapıştırılamaz.
Değerli meslektaşlarım,
TEİS in kurulmasının en önemli nedenlerinden biri de mesleğimizde, bu güne kadar bağımsız, güncel ve geçerli bir meslek politikamızın olmayışı ve bu yüzden mesleğin geleceği için hiçbir tedbir ve önlemin alınmamasıdır.
Bizler bu mesleği eczacı büyüklerimizden pırıl pırıl ve çok saygın bir meslek olarak aldık, bütün idealimiz mesleği aynı şekilde genç meslektaşlarımıza teslim etmektir.
TEİS bu amaçlar doğrultusunda kurulmuş bir sendikadır ve ülkemizde gerek eczacılık camiasında, gerekse kurulmuş sendikalar içinde bir ilktir.
TEİS, bir meslek sendikasıdır, bütün siyasi partilere eşit mesafede durmaktadır.
TEİS, her siyasi görüşten eczacının üye olduğu ve üye olabileceği ECZACILIK SENDİKASIDIR.
SENDİKAMIZDA BUGÜNE KADAR ASLA SİYASET YAPILMAMIŞTIR
İlgi alanımız; HALK SAĞLIĞININ KORUYUCUSU KONUMUNDAKİ ECZACILIK MESLEĞİMİZ VE ONUN GELECEĞİDİR.
TEİS siyasi görüşü ne olursa olsun bütün parti başkanları, milletvekilleri, bakan ve bürokratlarla çözümün bir parçası olmak adına görüşmeler yapmaktadır.
Farklı görüşlere sahip yazılı ve görsel basına her zaman eczacılığın sorunlarını aktarabilmekte ve basında bu sorunların yer almasını sağlamaktadır.
TEİS olarak bizler gücümüzü mesleğe olan inancımızdan, üyelerimiz olan eczacılardan ve her geçen gün sendikaya katılan meslektaşlarımızın kararlı mücadele ruhundan ve demokratik haklarımızdan almaktayız.
Ve bayrak yarışı olarak gördüğümüz bu çalışmalarımız gençlerin katılımıyla her geçen gün biraz daha artmakta, hız kazanmakta ve bizim çalışma azmimizi bir kat daha arttırmaktadır.
Bütün meslektaşlarımızın yeni yılını kutlar, 2008 yılının hem ülkemiz hem de mesleğimiz için güzel bir yıl olmasını temenni ederiz.
Sevgi ve saygılarımla…
Ecz. Nurten SAYDAN
GENEL BAŞKAN