|
DEĞERLİ ÜYELERİMİZ ,
TEİS TARAFINDAN MUAYENE ÜCRETLERİNİN ECZANELERCE TAHSİLİ HAKKINDA Danıştay 10.Dairesinde Sosyal Güvenlik Kurumuna 2009/13776 esas sayılı ve Maliye Bakanlığına 2009/13777 esas sayılı 2 DAVA AÇILMIŞTIR.
Bilgilerinize.
TEİS YÖNETİM KURULU
1-) MALİYE BAKANLIĞINA AÇILAN DAVA METNİ
DANIŞTAY İLGİLİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI’NA
ANKARA
Yürütmenin durdurulması taleplidir.
DAVACI : Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS)
VEKİLİ : Av. Yasemin ABASLI
Strazburg Cad. 27/10 Sıhhiye ANKARA
DAVALI : Maliye Bakanlığı / ANKARA
DAVANIN KONUSU : Maliye Bakanlığı’nca 18.09.2009 tarih ve 27353 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak 01.10.2009 tarihinde yürürlüğe giren Tedavi Katılım Payının Uygulanması Hakkında Tebliğ (sıra no: 12)'in 8. maddesinin 1., 3., 4., ve 5. fıkralarının yürütmelerinin durdurularak iptali istemidir.
AÇIKLAMALAR :
Müvekkil Sendika; Anayasanın 51. maddesi uyarınca kurulmuş olup, Sendikalar Kanunu ve Tüzüğünün verdiği yetki gereği üyelerinin hak ve menfaatlerini her türlü hukuki yolları kullanarak korumakla görevli bulunmaktadır.
Maliye Bakanlığı’nca 18.09.2009 tarih ve 27353 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak 01.10.2009 tarihinde yürürlüğe giren Tedavi Katılım Payının Uygulanması Hakkında Tebliğ'in 8. maddesinin 1. fıkrası, 3. ve 4. fıkralarının eczacılara ilişkin kısımları ve 5. fıkrası hukuka aykırıdır ve yürütmelerinin durdurularak iptali gerekmektedir. Şöyle ki;
Tebliğin 8. maddesi;
“8- Yeşil kart verilenlerin muayene katılım payının tahsili
Yeşil kart verilerek tedavileri sağlanan kişilerin, birinci basamak resmi sağlık kuruluşlarında gördükleri tedavileri nedeniyle düzenlenen reçete muhteviyatı ilaçlarını almak üzere eczanelere başvurmaları halinde 2 TL tutarında, ikinci ve üçüncü basamak resmi sağlık kurumlarındaki tedavileri nedeniyle eczaneye başvurmaları halinde 8 TL tutarında kendilerinden muayene katılım payı alınır.
Yeşil kart verilerek tedavisi sağlanan kişilere sağlık kurum ve kuruluşları tarafından reçete düzenlenmemesi veya bu kişilerce eczaneye müracaat edilmemesi halinde muayene katılım payı alınmaz. Acil poliklinik muayene ücretinden katılım payı alınmaz.
Yeşil kart verilerek tedavisi sağlanan kişilerin muayene katılım payı, reçete ile eczaneye müracaat esnasında kurumla anlaşması olan eczane tarafından, göz muayenelerine ait katılım payı ise gözlükçü/optisyene müracaat esnasında gözlükçü/optisyen tarafından hak sahibinden tahsil edilir. Yeşil kart verilen kişilerden eczane ya da gözlükçü/optisyen tarafından katılım payı olarak tahsil edilen tutar, kurum tarafından eczanenin veya gözlükçü/optisyenin alacağından mahsup edilir.
Yeşil kart verilen kişiler adına sağlık kurum ve kuruluşlarında düzenlenen her bir reçete veya gözlük reçetesi için bu Tebliğde belirtilen tutarlarda muayene katılım payı alınacaktır. Katılım payları, eczaneler veya gözlükçü/optisyenler tarafından düzenlenmekte olan döküm listelerinde gösterilecektir.
Muayene katılım payı, eczane tarafından, bu Tebliğe ekli form (EK-2) doldurulmak suretiyle kuruma bildirilecektir. Bildirim sonrasında kurum tarafından toplam tutarı kadar eczaneye eksik ödeme yapılacaktır.
Muayene katılım payı, bu Tebliğin yürürlük tarihinden itibaren sağlık kurum ve kuruluşlarında hasta giriş kaydı yapılmak suretiyle sağlanan muayene ve tedaviler sonucunda düzenlenen reçeteler esas alınarak tahsil edilecektir.
Hak sahipleri muayene katılım payı olarak eczaneye ödedikleri tutar karşılığında, eczaneden fiş veya fatura talep etmeyeceklerdir.”
şeklindedir.
Dava konusu düzenlemeler nedeni ile, eczacılar ilaçlarını almak için eczanelerine gelen vatandaşlardan davalı Kurum adına muayene ücreti tahsil etmektedirler. Bunun sebebini anlayamayan vatandaş makbuz istediğinde ise, kendisine makbuz da verilememektedir.
Söz konusu kuruluşların sundukları sağlık hizmeti karşılığında, kimi zaman muayene katılım payını kendi vezneleri vasıtasıyla tahsil ettikleri ve bunu belgelendirebildikleri ortadayken, kişinin reçete ile eczaneye başvurması halinde ek muayene ücreti tahsil etmek için eczacıların sorumlu tutulması hukuka aykırılık taşımaktadır.
Zira; muayeneyi yapan eczacı değildir, tahsil ettiği katılım payı tamamen davalı Kuruma aittir, tahsil edilmesi gereken miktar ve kişiler son derece farklılıklar göstermektedir ve tahsil ettiği miktar karşılığı bir belge vermesi mümkün değildir.
Dava konusu düzenleme sebebiyle, eczacılar halen mesailerinin büyük bölümünü vatandaşa muayene katılım payını kesmek zorunda olduklarını, bu konuda yasal olarak aracı kılındıklarını, fakat kendilerine ait bir işlem olmadığı için bu ücreti faturalandıramayacaklarını anlatmakla geçirmektedirler. Üstelik, vatandaşların söz konusu muayene ücretini ödemeden ilaç alması mümkün değildir.
Öte yandan, davalı Kurumun, vatandaşın reçete ile eczaneye başvurması durumunda eczacılar vasıtasıyla tahsil ettiği katılım payını, vatandaşın tekrar muayene olmak için bir sağlık kuruluşuna başvurması halinde, o kurumca tahsil edilmesini sağlaması mümkündür.
Mevzuatta eczacıların muayene ücreti katılım payı tahsili gibi bir görevi yoktur. Dolayısıyla, davalı idarenin; bir takım teknik altyapı, personel vb. gibi eksikliklerini gerekçe göstererek, kanunun verdiği bir yetki olmaksızın Anayasa'ya aykırı bir düzenleme yapması yetki aşımının ağır bir tezahürü ve açık bir hukuk ihlalidir.
Kaldı ki; Yeşilkart uygulaması Anayasamızda yer alan “Sosyal Devlet” ilkesi gereği toplumun yoksul ve ihtiyaç sahibi kesiminin sağlık hizmetine ulaşabilmesi amacıyla uygulamaya konulmuş olmasına rağmen, dava konusu düzenleme ile bu kesimin sağlık hizmetine ulaşmasına engel konulmaktadır.
Nitekim; Anayasa Mahkemesi bir kararında Sosyal Devlet kavramını: "Sosyal hukuk devleti, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak gerçek eşitliği yani sosyal adaleti ve toplumsal dengeyi sağlamakla yükümlü devlet demektir. Çağdaş devlet anlayışı, sosyal hukuk devletinin, tüm kurumlarıyla Anayasa’nın sözüne ve ruhuna uygun biçimde kurulmasını gerekli kılar. Hukuk devletinin amaç edindiği kişinin korunması, toplumda sosyal güvenliğin ve sosyal adaletin sağlanması yoluyla gerçekleştirilebilir. (...) Anayasa’nın Cumhuriyetin nitelikleri arasında yer verdiği sosyal hukuk devletinin dayanaklarından birini oluşturan sosyal güvenlik kavramının içerdiği temel esas ve ilkeler uyarınca toplumda yoksul ve muhtaç insanlara Devletçe yardım edilerek onlara insan onuruna yaraşır asgarî yaşam düzeyi sağlanması, böylece, sosyal adaletin ve sosyal devlet ilkelerinin gerçekleşmesine elverişli ortamın yaratılması gerekir."
şeklinde tanımlamış olmasına rağmen, dava konusu düzenleme bu tanıma tamamen aykırıdır.
Özetle; hastalarla eczacıları karşı karşıya getiren, kamu yararı taşımayan ve Anayasamızca kabul edilen sosyal hukuk devleti ilkelerine ve angarya yasağına aykırılık taşıyan dava konusu düzenlemenin yürütmesinin durdurulması ve iptali gerekmektedir.
İdarenin kuruluşunun ve işleyişinin kamu yararını ve toplumu oluşturan bireylerin insanca yaşayabilmelerini sağlamaya yönelmesi gerekir. Ancak; dava konusu düzenlemeler pek çok yönden hukuka aykırılık taşımakta ve halen uygulanıyor olmaları ileride telafisi güç veya imkânsız zararların doğmasına sebep olmaktadır. Bu nedenlerle, dava konusu düzenlemelerin yürütmelerinin durdurulması gerekmektedir.
HUKUKİ SEBEPLER : Anayasa, idari Yargılama Usulü Kanunu, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun, 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun, 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve sair ilgili tüm mevzuat
DELİLLER :
- Maliye Bakanlığı’nca 18.09.2009 tarih ve 27353 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak 01.10.2009 tarihinde yürürlüğe giren Tedavi Katılım Payının Uygulanması Hakkında Tebliğ (sıra no: 12) ve sair tüm hukuki deliller.
SONUÇ ve İSTEM :
Yukarıda açıklanan nedenler ve re’sen mahkemece tespit edilecek sair iptal nedenleri ile Maliye Bakanlığı’nca 18.09.2009 tarih ve 27353 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak 01.10.2009 tarihinde yürürlüğe giren Tedavi Katılım Payının Uygulanması Hakkında Tebliğ'in 8. maddesinin 1. fıkrasının, 3. ve 4. fıkralarının eczacılara ilişkin kısımlarının ve 5. fıkrasının İPTALİNE ve YÜRÜTMELERİNİN DURDURULMASINA, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. 08.10.2009
Davacı TEİS Vekili
Av. Yasemin ABASLI
Ekler :
1-) Maliye Bakanlığı’nca 18.09.2009 tarih ve 27353 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak 01.10.2009 tarihinde yürürlüğe giren Tedavi Katılım Payının Uygulanması Hakkında Tebliğ
2-) Vekaletname
2-)SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA AÇILAN DAVA METNİ
DANIŞTAY İLGİLİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI’NA
ANKARA
Yürütmenin durdurulması taleplidir.
DAVACI : Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS)
VEKİLİ : Av. Yasemin ABASLI
Strazburg Cad. 27/10 Sıhhiye ANKARA
DAVALI : T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı / ANKARA
DAVANIN KONUSU : Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 18.09.2009 tarih ve 27353 sayılı Resmi Gazete’de yayınlan “2008 yılı Sosyal Sigortalar Kanunu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”in 1. maddesinin son fıkrasının, 2. maddesinin 2. fıkrasının-3. fıkrasının a bendinin ‘3-TL’lik tutar’ ile başlayan kısmının ve b bendinin-4. fıkrasının a ve b bentlerinin ‘3-TL’lik tutar’ ile başlayan kısımlarının ve 3. maddesinin yürütmelerinin durdurularak iptali istemidir.
AÇIKLAMALAR :
Müvekkil Sendika; Anayasanın 51. maddesi uyarınca kurulmuş olup, Sendikalar Kanunu ve Tüzüğünün verdiği yetki gereği üyelerinin hak ve menfaatlerini her türlü hukuki yolları kullanarak korumakla görevli bulunmaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 18.09.2009 tarih ve 27353 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “2008 yılı Sosyal Sigortalar Kanunu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” hukuka aykırılıklar taşımaktadır. Şöyle ki;
1-) Tebliğin 1. maddesinin son fıkrası, 2. maddesinin 2. fıkrası, 3. fıkrasının a bendinin ‘3-TL’lik tutar’ ile başlayan kısmı ve b bendi, 4. fıkrasının a ve b bentlerinin ‘3-TL’lik tutar’ ile başlayan kısımları hukuka aykırıdır.
Tebliğin 1. ve 2. maddeleri şöyledir:
MADDE 1 – 29/9/2008 tarihli ve 27012 sayılı birinci mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “2008 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği” nin (SUT) “Ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayenesi katılım payı” başlıklı (6.1) numaralı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Sağlık hizmeti sunucularında yapılan hekim ve diş hekimi muayenesi nedeniyle uygulanacak katılım payı tutarları aşağıda belirtilmiştir.
Birinci basamak sağlık kuruluşları ve aile hekimliği muayenelerinde 2 TL,
İkinci ve üçüncü basamak resmi sağlık kurumlarında 8 TL,
Özel sağlık kurumlarında 15 TL,
Ancak sağlık hizmeti sunucularında yapılan muayene sonrasında kişilerin muayeneye ilişkin reçete ile eczanelere müracaat etmemesi durumunda, birinci basamak sağlık kuruluşları ile aile hekimliği muayenelerinde katılım payı alınmaz, ikinci ve üçüncü basamak resmi sağlık kurumları ile özel sağlık kurumlarındaki muayenelerde ise 3 TL indirim yapılır. Katılım payının tahsiline ilişkin düzenlemeler (6.6.1) numaralı maddede açıklanmıştır.
MADDE 2- Aynı Tebliğin “Ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayenesi katılım payı” başlıklı (6.6.1) numaralı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Birinci basamak sağlık kuruluşları ve aile hekimliği muayenelerine ilişkin 2 TL tutarındaki katılım payı, kişilerin muayeneye ilişkin reçete ile eczanelere müracaat aşamasında eczaneden tahsil edilir.
İkinci ve üçüncü basamak resmi sağlık hizmeti sunucularında yapılan muayeneler için 8 TL öngörülen katılım payının;
a) Kurumdan gelir ve aylık alanlar ile bakmakla yükümlü oldukları kişiler için 5 TL tutarındaki kısmı gelir ve aylıklarından, 3TL lik tutar ise kişilerin muayeneye ilişkin reçete ile eczanelere müracaat aşamasında eczaneden tahsil edilir.
b) Diğer kişiler için ise 8 TL katılım payı tutarı eczanelerden tahsil edilir. Kişilerin muayeneye ilişkin reçete ile eczanelere müracaat etmemesi durumunda katılım payı tutarının hesaplanmasında (6.1) numaralı maddenin ikinci fıkrasında sayılan indirim uygulanır. Bu durumda muayeneye ilişkin 5 TL tutarındaki katılım payı, kişinin reçete ile ilk eczaneye müracaatında tahsil edilecektir.
Özel sağlık hizmeti sunucularında yapılan muayeneler için 15 TL öngörülen katılım payının;
a) Kurumdan gelir ve aylık alanlar ile bakmakla yükümlü oldukları kişiler için 12 TL tutarındaki kısmı gelir ve aylıklarından, 3TL lik tutar ise kişilerin muayeneye ilişkin reçete ile eczanelere müracaat aşamasında eczaneden tahsil edilir.
b) Diğer kişiler için ise 12 TL katılım payı tutarı sağlık hizmeti sunucusu tarafından, 3TL lik tutar ise kişilerin muayeneye ilişkin reçete ile eczanelere müracaat aşamasında eczaneden tahsil edilir.
İstisnai durumlar nedeniyle Kurum bilgi işlem sisteminden hasta takip numarası/ provizyon alınamamasına rağmen gerekli sağlık yardımları sağlanan, (3.3) numaralı maddenin ikinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen kişilerden muayene katılım payı tahsil edilmesi gerekenler için muayenenin yapıldığı sağlık kurumlarınca kişilerden tahsil edilir.
Dava konusu düzenlemeler nedeni ile, eczacılar ilaçlarını almak için eczanelerine gelen vatandaşlardan davalı Kurum adına muayene ücreti tahsil etmektedirler. Bunun sebebini anlayamayan vatandaş makbuz istediğinde ise, kendisine makbuz da verilememektedir.
Söz konusu kuruluşların sundukları sağlık hizmeti karşılığında, kimi zaman muayene katılım payını kendi vezneleri vasıtasıyla tahsil ettikleri ve bunu belgelendirebildikleri ortadayken, kişinin reçete ile eczaneye başvurması halinde ek muayene ücreti tahsil etmek için eczacıların sorumlu tutulması hukuka aykırılık taşımaktadır.
Zira; muayeneyi yapan eczacı değildir, tahsil ettiği katılım payı tamamen davalı Kuruma aittir, tahsil edilmesi gereken miktar ve kişiler son derece farklılıklar göstermektedir ve tahsil ettiği miktar karşılığı bir belge vermesi mümkün değildir.
Dava konusu düzenleme sebebiyle, eczacılar halen mesailerinin büyük bölümünü vatandaşa muayene katılım payını kesmek zorunda olduklarını, bu konuda yasal olarak aracı kılındıklarını, fakat kendilerine ait bir işlem olmadığı için bu ücreti faturalandıramayacaklarını anlatmakla geçirmektedirler. Üstelik, vatandaşların söz konusu muayene ücretini ödemeden ilaç alması mümkün değildir.
Üstelik, davalı Kurumun, vatandaşın reçete ile eczaneye başvurması durumunda eczacılar vasıtasıyla tahsil ettiği katılım payını, vatandaşın tekrar muayene olmak için bir sağlık kuruluşuna başvurması halinde, o kurumca tahsil edilmesini sağlaması mümkündür.
Mevzuatta eczacıların muayene ücreti katılım payı tahsili gibi bir görevi yoktur. Dolayısıyla, davalı idarenin; bir takım teknik altyapı, personel vb. gibi eksikliklerini gerekçe göstererek, kanunun verdiği bir yetki olmaksızın Anayasa'ya aykırı bir düzenleme yapması yetki aşımının ağır bir tezahürü ve açık bir hukuk ihlalidir.
Özetle; hastalarla eczacıları karşı karşıya getiren, kamu yararı taşımayan ve Anayasamızca kabul edilen sosyal hukuk devleti ilkelerine ve angarya yasağına aykırılık taşıyan dava konusu düzenlemenin yürütmesinin durdurulması ve iptali gerekmektedir.
2-) Tebliğin 3. maddesi hukuka aykırıdır.
Tebliğin 3. maddesi şöyledir:
MADDE 3 - SUT’un (14) numaralı maddesinde aşağıda belirtilen düzenlemeler yapılmıştır.
14.1. Uygulanacak indirim oranları” başlıklı maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralar olarak eklenmiştir.
“20 yıllık olarak belirlenmiş ilaçlardan eşdeğer grubu olanların perakende satış fiyatı 10.00 TL’nin üzerinde olan ilaçlar referans fiyat alana kadar %24 (baz iskonto %11+%13 birlikte) iskonto uygulanacaktır.”
“Sağlık Bakanlığınca belirlenen jeneriği olmayan orijinal ilaçlar için iskonto %24 (baz iskonto %11+%13 birlikte) olarak uygulanacaktır.”
“ Mahsuplaşma nedeniyle mevcut iskontosu %11’in altında olan ilaçlarda ilave %13 iskonto için mahsuplaşma yapılmaz. Mevcut iskontosu %24’ün üzerinde olan ilaçlar için ilave %13 iskonto uygulanmayacaktır”.
Ülkemizde eczacı kar oranları yasal düzenlemeler ile belirlenip uygulanmaktadır. Kaldı ki; idarenin düzenleme yapma hak ve yetkisi sınırsız bir yetki değildir. Kamu yararı, yapılan düzenlemeden faydalanan kesimin ve etkilenen kesimin hak ve menfaatlerinin müştereken korunmasıyla sağlanır. İdare hukuku, bu hak ve menfaatlerin en iyi şekilde telif edilip edilmediğini denetlemek ve bu konuda oluşan hak ihlallerini değerlendirip karara bağlamak üzere ihdas edilmiştir.
Oysa ; dava konusu düzenleme ile yürürlüğe girecek iskonto sonucu eczacıların raflarında bulunan ilaçlarda oluşacak zararların giderilmesine yönelik bir düzenleme yapılmadığı gibi, ciroları oranında kar elde ederek çalışan eczanelerin ülkemizde “meslek hakkı” gibi bir hizmet bedeli gelirleri olmadığından, yaklaşık 23 bin eczanenin ekonomisi ciddi anlamda bozularak büyük bir bölümünün kapanmasına neden olacaktır. Kaldı ki; bu yeni düzenleme sonucu ilacın hastaya perakende satış fiyatı ile kamu fiyatı arasında büyük oranda bir fark meydana geleceğinden, ilacını kendi parasıyla almak isteyen vatandaş da ciddi anlamda mağdur olacaktır.
Yasal düzenlemelerin kamunun vazgeçilemez, ertelenemez ve ikame edilemez bir ihtiyacı olan ilaç ve sağlık hizmetinin kesintiye uğramadan sunumunu sağlaması gerektiği muhakkaktır. Dolayısıyla; sadece idarenin tasarruf etmesini amaçlayan, halk sağlığını ve eczanelerin ekonomik yapılarını onarılamayacak şekilde bozacak olan söz konusu düzenlemenin “üstün bir kamu yararı” sağladığı gerekçesiyle savunulması da mümkün değildir.
İdarenin kuruluşunun ve işleyişinin kamu yararını ve toplumu oluşturan bireylerin insanca yaşayabilmelerini sağlamaya yönelmesi gerekir. Ancak; dava konusu düzenlemeler pek çok yönden hukuka aykırılık taşımakta ve halen uygulanıyor olmaları ileride telafisi güç veya imkânsız zararların doğmasına sebep olmaktadır. Bu nedenlerle, dava konusu düzenlemelerin yürütmelerinin durdurulması gerekmektedir.
HUKUKİ SEBEPLER : Anayasa, idari Yargılama Usulü Kanunu, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun, 5510 sayılı Kanun, 29.09.2008 tarih ve 27012 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 2008 yılı SGK Sağlık Uygulama Tebliği, 18.09.2009 tarih ve 27353 sayılı Resmi Gazete’de yayınlan 2008 yılı Sosyal Sigortalar Kanunu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ve sair ilgili tüm mevzuat
DELİLLER :
- 18.09.2009 tarih ve 27353 sayılı Resmi Gazete’de yayınlan “2008 yılı Sosyal Sigortalar Kanunu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ve sair tüm hukuki deliller.
SONUÇ ve İSTEM :
Yukarıda açıklanan nedenler ve re’sen mahkemece tespit edilecek sair iptal nedenleri ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 18.09.2009 tarih ve 27353 sayılı Resmi Gazete’de yayınlan “2008 yılı Sosyal Sigortalar Kanunu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”in 1. maddesinin son fıkrasının, 2. maddesinin 2. fıkrasının-3. fıkrasının a bendinin ‘3-TL’lik tutar’ ile başlayan kısmının ve b bendinin-4. fıkrasının a ve b bentlerinin ‘3-TL’lik tutar’ ile başlayan kısımlarının ve 3. maddesinin İPTALİNE ve YÜRÜTMELERİNİN DURDURULMASINA, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. 15.10.2009
Davacı TEİS Vekili
Av. Yasemin ABASLI
Ekler :
1-) Vekaletname
2-) 18.09.2009 tarih ve 27353 sayılı Resmi Gazete’de yayınlan “2008 yılı Sosyal Sigortalar Kanunu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”
|