DANIŞTAY 8.DAİRESİNİN BELEDİYELERİN İŞYERİ AÇMA TALEBİNE İLİŞKİN DÜZENLEMEYE KARŞI ALMIŞ OLDUĞU YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI, ANKARA BAROSU ALEYHİNE DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUNDA BOZULDUĞU İÇİN SENDİKAMIZCA ECZANELER HAKKINDA AYRICA BİR YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI ALMAK AMACIYLA BELEDİYELERİN RUHSAT VE RUHSAT HARCI İSTEMELERİ KONUSUNDAKİ DÜZENLEMENİN YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASI VE İPTALİ AMACIYLA DANIŞTAYA VERİLEN EK YÜRÜTMEYİ DURDURMA TEKRAR VE TESBİT DOSYASI EKTE BİLGİNİZE SUNULMUŞTUR.
TEİS YÖNETİM KURULU
DANIŞTAY 8. DAİRE BAŞKANLIĞI’NA
Dosya No:2007/4160 E.
Yürütmenin durdurulması taleplidir.
YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI
TALEP EDEN (DAVACI) : Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS)
VEKİLİ : Av. Yasemin ABASLI
Strazburg Cad. 27/10 Sıhhiye ANKARA
DAVALI : Başbakanlık / ANKARA
VEKİLİ : Av. Ümit Ulvi CANİK
Başbakanlık ANKARA
AÇIKLAMALAR :
13.04.2007 tarih ve 26492 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin” 3. maddesi ile 10.08.2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin” 6. maddesinin 1. fıkrası değiştirilmiş ve eczaneler ve avukatlık büroları gibi, söz konusu Yönetmelik’te belirtilen yetkili idareler dışında, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili meslek kuruluşları tarafından özel mevzuatına göre izin, tescil, ruhsat vb. alarak kurulan işyerlerinin de, bu Yönetmelik hükümlerine göre ruhsat alması yükümlülüğü getirilmiştir.
Ancak; dava konusu düzenlemenin yürütmesinin durdurulması ve iptali gerekmektedir. Şöyle ki;
1-) Sıhhi işyerleri; İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte detaylı olarak tek tek sınıflandırıldığı üzere bakkal, şarküteri, süpermarket, kuruyemişçi, kurukahveci, ekmek bayii, manav, lokanta, pizzacı, yemek satış yerleri, pastaneler, çay bahçeleri, taksi yazıhaneleri gibi çok çeşitli adlar altında faaliyet gösteren işletmelerdir. Bu tip işletmelere sıhhi işyeri denilmesinin sebebi sağlık alanında faaliyet göstermeleri değil, yapılan işin veya hizmetin sunumunda temizlik kurallarına riayet edilmesinin halk sağlığı açısından birinci derecede öncelikli ve gerekli olmasından kaynaklanmaktadır. Eczaneler bu yönetmelikte adı geçen sıhhi müesseseler arasında ve kapsamında yer almamaktadır.
3572 Sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunun 2. maddesinde sayılan istisnalar, sıhhi ve gayrı sıhhi işyeri kapsamında olmasına rağmen, bu kanun kapsamına girmeyen işyerlerini belirlemek için düzenlenmiştir. Bu yüzden de sayılan istisnalar arasında eczaneler geçmemektedir. Zira; eczaneler 3572 sayılı kanun kapsamında sayılan sıhhi işyeri statüsünde değil; açılması, çalışma koşulları ve denetimi Sağlık Bakanlığı'nın yetkisinde olan sağlık kuruluşlarıdır. Yapılan işin veya hizmetin sunumunda temizlik kurallarına riayet edilmemesi söz konusu bile olamayacağı gibi, verilen hizmetin niteliği açısından eczaneler özel hukuki düzenlemelerle müstakil bir kanunla ayrı bir statüde sınıflandırılmışlardır.
Doğrudan halk sağlığına hizmet eden eczanelerin sıhhi denetimlerinin, yerel yönetimler yerine bu konuda uzman Bakanlık görevlilerince yapılmasının kamu yararına daha uygun olduğu, hatta ruhsat alımında özel kurallara tabi tutulmasının gerektiği muhakkaktır. Keza; 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesi “Bu Kanunun amacı; sağlık hizmetleriyle ilgili temel esasları düzenlemektir.”, 2. maddesi ise “Bu Kanun, Milli Savunma Bakanlığı hariç, bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişilerini ve gerçek kişileri kapsar.” amir hükümleriyle ülke genelinde yer alan tüm özel ve tüzel sağlık kuruluşlarının Sağlık Bakanlığı'nın yapacağı düzenlemeler ve denetimler kapsamında yer aldığını tartışmasız bir şekilde belirlemiştir.
Yine 3359 sayılı Kanunun verdiği yetkiye istinaden düzenlenmiş olan 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 5.maddesine göre Eczane Ruhsatnamesinin düzenlenip verilmesi yetkisi ile aynı kanunun 30. maddesine göre eczanelerin teftiş yetkisi Sağlık Bakanlığı'nındır.
Yukarıda belirtilen yasal mevzuattan da açıkça anlaşılacağı üzere birer sağlık kuruluşu olan eczanelerin “sıhhi işyeri” tanımı çerçevesinde sınıflandırılması ve Sağlık Bakanlığı dışında bir kurum ya da kuruluş tarafından denetlenerek ruhsatlandırılması mümkün değildir.
2-) Keza; İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına ilişkin Yönetmeliğin dayanaklarından birisi olan 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunun 1. maddesinde “Bu Kanunun amacı, sanayi, tarım ve diğer işyerleri ile her türlü işletmeleri, işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının verilmesi işlerinin basitleştirilmesi ve kolaylaştırılmasıdır.” denilmekte, fakat dava konusu düzenleme ile bu amaçtan uzaklaşılmaktadır. Yine anılan Yönetmeliğin dayanaklarından 5393 sayılı Belediyeler Kanunu’nun 15. maddesinin c bendinde belediyelerin yetkileri arasında, “Gerçek ve tüzel kişilerin faaliyetleri ile ilgili olarak kanunlarda belirtilen izin veya ruhsatı vermek” sayılmıştır. Oysa ki, hiçbir kanunda eczanelerin Belediyelerden izin veya ruhsat alması gerektiği belirtilmemiş, dava konusu düzenleme ile mevcut yasa hükmünü aşan bir yükümlülük getirilmiştir. Anılan mevzuat gereğince; eczaneler, denetim ve işleyişi bakımından tamamen Sağlık Bakanlığı’nın yetki ve sorumluluk alanındadırlar ve işyeri açma ruhsatlarını da mahalli belediyelerden değil, Sağlık Bakanlığı’ndan almakla yükümlüdürler. Belediyelerin, eczanelerin açılması sürecine katılımına ilişkin bir yasa hükmü ise bulunmamaktadır. Bu sebeplerle, dava konusu düzenleme normlar hiyerarşisine aykırılık taşımakta ve özel yasa hükümlerini yok saymaktadır.
3-) Dava konusu maddenin iptali istemiyle Ankara Barosu’nca açılan 2007/2566 E. sayılı davada, Dairenizce önce maddenin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş, itiraz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nca avukatlık bürolarının da işyeri açma ruhsatı almaları gerektiğine ve bu kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Ancak; işbu karar eczaneler açısından bağlayıcı değildir. Zira; ruhsat almış bir yerin tekrardan yasal dayanak olmaksızın yanlış yoruma dayalı olarak ruhsat almaya zorlanmasının hukuka aykırı olduğu izahtan varestedir.
4-) 18 Aralık 2005 tarih ve 26027 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Harçlar Kanunu Genel Tebliği’nin Seri No: 49 - (8) sayılı tarife, İmtiyazname, Ruhsatname ve Diploma Harçları başlıklı bölümü 1. Eczane açanlardan alınacak ruhsat harçları” kısmında eczane harçları, eczane açılacak yerin nüfusuna göre belirlenmiştir.
Özel mevzuatınca zaten zorunlu olan harçları yatıran eczane sahiplerinin, bir de kendi üzerlerinde herhangi bir yetki ve sorumluluğu olmayan Belediyeler’e harç ödemek zorunda bırakılması mükerrer nitelik taşımakta, hukukun genel ilkeleri ve hakkaniyet ilkesiyle de bağdaşmamaktadır.
5-) Eczane olmadan eczacılık yapılamayacağından, belediyelerce verilen ruhsat, fiilen bu mesleğin icrası için bir yeterlilik ön şartı haline gelmektedir. Sadece kanunda yazılı gerekçelerle ve İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kapatılabilen eczanelere, halen dava konusu düzenleme sebebiyle Belediyelerce ruhsat almaları, aksi halde kapatılacakları hususu tebliğ edilmektedir. (Ek 1) Eczanelerin hukuka aykırı olarak Belediyelerce kapatılması halinde ise kamu hizmetinin önemli bir parçası olan sağlık hizmetlerinin aksayacağı muhakkaktır.
Özetle; uygulamadaki tek amacı, Belediyelere kaynak yaratmak olan dava konusu düzenlemenin yürütmesinin durdurulması ve iptali gerekmektedir.
SONUÇ ve İSTEM :
Yukarıda açıklanan nedenler ve re’sen mahkemece tespit edilecek sair iptal nedenleri ile 13.04.2007 tarih ve 26492 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin” 3. maddesinin YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA ve İPTALİNE, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.. 10.06.2007
Davacı TEİS Vekili
Av. Yasemin ABASLI
|