TEİS HAKKINDA

Ana Sayfa :: Başvurularımız :: SENDİKAMIZDAN ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞINA BAŞVURU                                                                                                                                                                                      

Kategoriler


 
İTS DOĞRULAMA
PROGRAMI
V. 2.3.0


 KÂR HESAPLAMA TABLOSU
(YENİ)









SENDİKAMIZDAN ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞINA BAŞVURU


03-11-2009

BİLGİ NOTUNA VERİLEN CEVAP; SGK nın bilgi notunda verdiği cevaplara ilişkin eczane eczacılarının kurumla yaşadıkları sıkıntıların gerçek boyutunu örnek ekleriyle birlikte sunuyoruz.

TEİS

 

         03/11/2009

                                                                                     TEİS2009-135

 

 

 

 

Sayın,

Prof. Dr. Ömer DİNÇER

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı

ANKARA

 

 

İlgi : Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü’nün

876/ 3085   sayı ve 15.10.2009 tarihli yazısı

Konu: İlgi yazı ekinde yer alan Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sendikamızın          ilettiği sorunlara cevaben verdiği bilgi notu hk.

 

 

6 Temmuz 2009 Tarihinde makamınızda gerçekleştirdiğimiz ziyaretimizde iletmiş olduğumuz 06.07.2009 tarihli ve TEİS2009-87 sayılı dilekçemiz ile ilgili olarak, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nı talimatlandırmış olmanızı TEİS olarak memnuniyetle karşıladığımızı belirtmek isteriz.

Ancak; bakanlığınız Özel Kalem Müdürlüğü tarafından 15.10.2009 tarihinde sendikamıza gönderilen yazının ekinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sorunlarımıza ilişkin verilen cevapların üzülerek doğru ve tatmin edici boyutta olmadığını bildirmek isteriz.

Bu sebeple size SGK’ nın bilgi notunda verdiği cevaplara ilişkin eczane eczacılarının kurumla yaşadıkları sıkıntıların gerçek boyutunu örnek ekleriyle birlikte sunuyoruz.

Gereğini arz ederiz.

Saygılarımla,

 

 

Ecz. Nurten Saydan

Tüm Eczacı İşverenler Sendikası

  Genel Başkanı

 

 

 

 

EKLER:

1-       Sosyal Güvenlik Kurumu’nca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na sunulan;  sendikamızın eczane eczacılarının sorunlarına ilişkin cevapları içeren  bilgi notuna Sendikamızın cevabı.

2-      SGK başkanlığına 17/08/2009 tarih ve TEİS2009-99 sayılı yazımız

3-      SGK Başkanlığı’na 10.07.2009 tarih ve TEİS2009-89 sayılı yazımız

4-       SGK’ya noterden çekilen ihtarnameler

5-       İEGM eski Genel Müdürü Mahmut Tokaç’ın eşdeğer ilaç uygulamasıyla ilgili görüşü

6-       SGK Başkanlığına 04/06/2009tarih ve  TEİS2009-80 sayılı yazımız

EK: 1

 

 

Sendikamızın iletmiş olduğu eczane eczacılarının sorunlarına ilişkin olarak

Sosyal Güvenlik Kurumu’nca hazırlanmış cevapları içeren

bilgi notuna Sendikamızın cevabıdır.

 

 

1) SGK başkanlığı tarafından yazılan bilgi notunda ;

         “Bankalar ile imzalanan sağlık ödemeleri protokolünün amacı, Kurum ile anlaşmalı olan sağlık hizmeti sunucularına ödemelerin yapılması, takibi ve hesap mutabakatlarının sağlanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Kurum ödeyeceği sağlık ödemeleri miktarını, banka şubesinde açılan ilgili hesapta iki iş günü önce hazır bulundurmaktadır. Protokolde yer alan bloke süresi, ödeme tutarının Kurumumuz tarafından banka hesabına ödeme gününden önce yatırılmasına ilişkin bir düzenleme olup, sağlık hizmeti sunucusunun alacağını tahsil tarihini belirlememekte ve tahsil tarihini tehir etmemektedir. Banka hesabında tutulan miktar, eczanenin hesabına derhal geçmemekte, ödeme tarihine kadar Kurumun sorumluluğunda ve mülkiyetinde bulunmakta olup, ödeme tarihinde eczanenin hesabına aktarılmakta ve eczacının parası olmaktadır

         Kurumumuz ile bankalar arasında imzalanan protokollerde, Kurumumuz tarafından promosyon alınacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu sebepten imzalanan protokoller Başbakanlığın 20.07.2007 tarihli ve 26588 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2007/21 sayılı Genelgesi kapsamında değildir.

Diğer taraftan, protokollerde yer alan "komisyon" uygulaması (5510 sayılı Kanunun 97. maddesinin yedinci fıkrası ve Kurumumuzla Türkiye Eczacılar Birliği (TEB) arasında imzalanan protokol hükümleri ile belirlenmiş ödeme sürelerini uzatmaksızın) Kurum nakitlerinin protokol çerçevesinde ödeme tarihinden önce bankaya yatırılmanın bir karşılığı olarak alınan ve doğrudan gelir  olarak Kurum bütçesine aktarılan bir meblağdır.

         Bu uygulama gereğince, protokollerin yürürlüğe girdiği 10.02.2009 tarihinden itibaren bir ayırım yapılmadan tüm sağlık ödemeleri üzerinden (üniversite hastanesi, özel hastane, eczane, optik vb) sağlık ödemesine aracılık yapan bankalardan komisyon adı altında alınan tutar, Kurum bütçesine gelir olarak aktarılmaktadır.

         Sağlık hizmeti sunucuları ödemelerine ilişkin bankalar ile imzalanan protokollerin uygulanması sonucu Kurumumuz ile eczacılar arasında anılan sendikanın ifade ettiği gibi bir sorun yaşanmamaktadır.”

 

         İfadesine yer verilmektedir.

 

 

Oysa ;

         SGK ödemelerinin söz konusu protokol yüzünden zamanında yapılmaması yüzünden sorun yaşanmıştır ve yaşanmaya devam etmektedir.

         5510 SAYILI Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 97 nci maddesinin yedinci fıkrası ;

“Fatura bedelinin tamamı fatura teslim tarihinden itibaren, Altmış gün içinde, sağlık hizmet sunucularına avans olarak ödenir.” Şeklinde olmasına rağmen Kurum tarafından komisyon adı altında gelir temin edebilmek için bankalara eczane ödemeleri, ödeme zamanından sonra tahsil edilecek şekilde gönderilmiştir. Geç kalan ödemeler üyemiz eczacıların, eczane işletme hesaplarında, verilen çek ve senetlerde aksamalara neden olmuş, sonuç itibari ile ilaç aldığımız depolarda ticari itibarımız zedelenmiş ve depolara faiz ödemek zorunda kalınmıştır. Bildiğiniz üzere verilen çekler zamanında ödenmediği takdirde, arkası yazılmakta ve suçlu duruma düşülmektedir.

         Üyemiz eczacılar; 5510 sayılı yasanın 97. maddesine göre yapılan yasal düzenlemeye güvenerek çek ve senetlerini verdikleri için, verilen sürede yapılmayan ödemeler üyelerimizde ağır hak kaybı mağduriyetler yaşanmasına neden olmaktadır.

         Bu durum; SGK Başkanlığına 17/08/2009 tarih ve TEİS2009-99 (EK-2) sayı ile iletilmiş olup , durumun tekrar etmesi nedeniyle SGK Başkanlığı Hizmet Sunumu Genel Müdürlüğüne geciken ödemeler için 10.07.2009 tarih ve TEİS2009-89 (EK-3)  sayı ile başvurulmuştur.

         Ayrıca SGK Başkanlığına 18.5.2009 ve 16.07.2009  tarihlerinde Ankara 57. noterliğinden 2 kez ihtarname  çekilmiştir.(EK-4)

         SGK Başkanlığı’nın Bakanlığınıza gönderdiği yazıda komisyon amacı ile 2 gün erken gönderdiğini belirttiği ödemelerin son 6 aylık ödeme durumunu özetleyerek bilginize sunmak istiyoruz:

 

I-) ŞUBAT FATURALARI

Şubat ayı fatura bedelleri 918.743.217,36 TL olarak 13 Mayıs 2009 Çarşamba günü) bankalara gönderilmiştir.  15 Mayıs Cuma günü hesaplarımızda olmuştur.15 MART TESLİM EDİLMİŞ- 15 Mayıs ta hesaplara geçmiştir.

 

62 GÜNDE ÖDEME YAPILMIŞTIR

 

II-) MART FATURALARI

Mart ayı fatura bedelleri  (Ankara il Müdürlüğü hariç) 993.829.242,26 TL olarak kesinleşmiş ve 11 Haziran 2009 Perşembe günü bankalara gönderilmiştir. 15 Haziran Pazartesi  günü hesaplarımızda olmuştur.15 NİSAN TESLİM EDİLMİŞ -15 Haziran da hesaplara geçmiştir.

 

62 GÜNDE ÖDEME YAPILMIŞTIR.

 

Ayrıca; ANKARA SGK İL MÜDÜRLÜĞÜNDEN ÖDEME ALAN

(Ankara,Bolu,Çankırı,Kırıkkale,Kastamonu ve Karabük )illerindeki eczacıların Mart ayı fatura bedelleri  15  Haziran 2009 Pazartesi günü bankalara gönderilmiş.  17 Haziran Çarşamba günü banka hesaplarında olmuştur.ANKARA BOLU ÇANKIRI KIRIKKALEKASTAMONU VE KARABÜK illerine

 

64 GÜNDE ÖDEME YAPILMIŞTIR

 

 

 

 

III-) NİSAN FATURALARI

SGK NİSAN AYI FATURA BEDELLERİ ise 1.158.888.540,43 TL 16 Temmuz Perşembe günü bankalara gönderilmiş. Fatura ödemelerimiz 20 Temmuz Pazartesi günü hesaplarımızda olmuştur.15 MAYIS TESLİM EDİLMİŞ-20 Temmuz da hesaplara geçmiştir.

 

67 GÜNDE ÖDEME YAPILMIŞTIR

 

IV-) MAYIS FATURALARI

Mayıs ayı eczane fatura bedelleri  1.096.036.604,31 TL

13 Ağustos 2009 Perşembe günü bankalara gönderilmiş. ECZANE ÖDEMELERİ 17 Ağustos 2009 Pazartesi günü hesaplarda olmuştur.  15 HAZİRAN TESLİM EDİLMİŞ- 17 AĞUSTOS ta hesaplara geçmiştir.

 

64 GÜNDE ÖDEME YAPILMIŞTIR

 

V-) HAZİRAN FATURALARI

Haziran ayı eczane fatura bedelleri 1.147.715.730,01 TL

14 Eylül 2009 Pazartesi günü bankalara gönderilmiş.  ECZANE ÖDEMELERİ 16 Eylül 2009 Çarşamba günü hesaplarda olmuştur.

15 TEMMUZ TESLİM EDİLMİŞ- 16 Eylülde hesaplara geçmiştir.

 

64 GÜNDE ÖDEME YAPILMIŞTIR

 

VI-)TEMMUZ FATURALARI

Temmuz ayı eczane fatura bedelleri olan  1.180.158.177,04 TL

14 Ekim 2009 Çarşamba  günü bankalara gönderilmiş. Eczane ödemeleri 16 Ekim 2009 Cuma günü hesaplarımızda olmuştur. 

15 AĞUSTOS TESLİM EDİLMİŞ-16 Ekim de hesaplara geçmiştir.

 

63 GÜNDE ÖDEME YAPILMIŞTIR.

 

         Yukarıda Şubat ve Temmuz ayları arası eczane faturalarının ödeme ve bankalara gönderilme günleri belirtilmiş olup, SGK 'nın ödeme süresindeki gecikme nedeni ile eczacıların yaşadığı sorun hakkındaki durumu takdirinize sunuyoruz.

 

2) Sendikamızın örnekleme yöntemiyle ilgili görüşlerine cevaben bilgi notunda;

 Fatura Bedellerinin Ödenmesi" konulu Genelge uyarınca faturaların örnekleme yöntemiyle kontrol edilmesine ilişkin itirazlar adı geçen Sendika tarafından daha önce de Danıştay 10. Dairede 2009/6279 Esas sayısı ile açılan dava dilekçesinde yer almıştır. İtirazın dayanağı olarak belirtilen eczanelerin faturalarının hizmet faturası olmadığı, bu itibarla 5597 sayılı Kanunun 4. maddesiyle eklenen 5502 sayılı Kanunun EK-1 maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği iddiasının yersiz olduğu düşünülmektedir. 5510 sayılı Kanunun Tanımlar başlıklı 3. maddesinin yirmibeşinci bendinde "Sağlık hizmeti sunucusu: Sağlık hizmetini sunan ve/veya üreten; gerçek kişiler ile kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubelerini," ifade eder hükmünü amir olup, Kanun maddesi gereği eczanelerin de sağlık hizmet sunucusu olarak tanımlandığı açıktır. Bu doğrultuda serbest eczaneler Sağlık Uygulama Tebliğinin (2.1) numaralı maddesinin (c) bendinde Sağlık Bakanlığının da görüşüyle birinci basamak sağlık kuruluşu olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle Sağlık hizmet sunucusunun kestiği bir faturanın sağlık hizmeti faturası olmadığı savıyla yapılan bu itiraz dayanaksız kalmaktadır”

         ifadesine yer verilmiştir.

 

         Eczanelerimizin, vatandaşların sağlık ve ilaç danışmanlığında birinci ve en önemli basamak olduğu gerçektir. Ama eczanelerimiz diğer hizmet sunucularından (hastane v.s) farklı sistemde fatura kesmektedir. Eczaneler hizmet faturası değil reçete bedeli bir başka deyişle emtia faturası kesmektedir. Dolayısıyla hizmet faturası kontrolü için yapılmış bir yasal düzenleme dayanak olarak gösterilerek eczane faturalarının örnekleme yöntemi ile kontrolü hukuka açıkça aykırıdır. 

         Örnekleme yöntemi bilimsel bir metod olup, örnek alınan kısmın bütünü temsil etmesi gerekir. Ama ne ilaç küpürü olarak ne de tutar olarak reçetelerimiz aynı değildir. Bir reçetede 1 ilaç bulunurken diğerinde çok daha fazla sayıda ilaç bulunabilmektedir. Bizlerin fatura ettiği reçetelerin ne TL tutarları, ne de verilen ilaç miktarları birbirinin aynı olamaz. Bazen reçete tutarı 1 lira olabildiği gibi, bazen binlerce liralık da olabilmektedir.

         Örnekleme yöntemi hizmet faturası kesen hastane faturalarının kontrolü için uygun ve zaman kazandırıcı olabilir. Ancak eczane faturalarımızda haksız kesintilere neden olmaktadır. Vergisini, KDV sini ödediğimiz bu kesintileri vergiden düşmemiz için defalarca müracaat etmemize rağmen Sosyal  Güvenlik Kurumunca belge dahi verilmemektedir.

         Şubat ayında yayımlanan son örnekleme genelgesi ile raporlu hastalara ait reçetelerimize de örnekleme metodu uygulanması, kaybımızı ve mağduriyetimizi daha da arttırmıştır. Eczane eczacılarının sendikası olarak, eczane faturalarının örnekleme yöntemi ile incelenmesinin hakkaniyet ilkesinden uzak, hukuka aykırı bir kontrol yöntemi olduğu görüşündeyiz.

         Bu metod; suiistimal ile hatayı birbirine karıştırmakta ve hata yapanla suiistimal yapan ayırt edilememekte, hata yapan çok ağır bir şekilde hak kaybına uğramaktadır. Bu sebeple; Bilimsellikten uzak, hukuka aykırı örnekleme genelgesinin eczanelerimiz faturalarının incelenmesi için kullanılmamasını talep etmekteyiz.

 

3) Sosyal Güvenlik Kurumu bilgi notunda;

“Eşdeğer ürün kodlarının yanlış girilmesi”ne ilişkin sorunumuza; “Yalın ve diüretiklerle kombine haldeki antihipertansif ilaçların eşdeğer gruplarının düzenlenmesi hususu bilimsel araştırmalara dayanmakta olup, söz konusu düzenleme Sağlık Bakanlığı ve Kurumumuz yetkililerinin, ayrıca konu ile ilgili uzman hekimlerin de görüşü alınarak yapılmıştır. Uygulamada hastaların reçetelerinde yazılı yalın veya diüretikli formu aynen alabilmelerinin sağlanması amacıyla Kurumumuz resmi internet sayfasında 26.02.2009 tarihli duyuru yapılmıştır”

         denilmektedir.

 

        SGK dan yayınlanan 28/01/2009 tarih 2009/16 sayılı Genelge ile “Ek-2/D düzenlenenler” listesinde bulunan bir çok ilacın “Eşdeğer (Muadil) Ürün Grubu” kodu hatalı bir şekilde değiştirilmiş olup eşdeğer grupları değişen ilaçların, bir kısmı tek etken madde içeren, diğeri ise aynı etken madde + diüretik içeren kombine ilaçlardır.

        

8699809011625

DELIX 2.5 MG 28 TB

8699526011625

 

E365A

 

8699809011649

DELIX 5 MG 28 TB

8699526011649

 

E365B

 

8699809011632

DELIX PLUS 2.5/12.5 MG 28 TB

8699526011632

 

E365A

 

8699809011656

DELIX PLUS 5/25 MG 28 TB

8699526011656

 

E365B

 

        

         Yukarıda yer alan örnekten de anlaşılacağı üzere Delix 2,5 mg 28 tablet adlı ilaç ile Delix 2,5/12,5 mg 28 tablet farmasötik eşdeğer olmadığı halde aynı eşdeğer kodu ile (E365A) kodlanmıştır. Bu yüzden de provizyon sistemi bu iki ilacı eşdeğer olarak görmektedir. Bu şekilde gruplandırma bilimsel olmayıp, hazırlanan listeler farmasötik eşdeğer ilaç uygulamasına ve Sağlık Bakanlığının Beşeri İlaç Tebliğine de aykırıdır. 28 Ocak 2009 tarihli düzenleme ile  “Eşdeğer Ürün Grubuna “ alınan ilaçların bazılarının piyasada sadece plus formu bulunmakta, bazılarının ise plus formu bulunmamaktadır.  Söz konusu hatalı düzenleme yüzünden daha önce fiyat farkı çıkmayan özellikle hayati öneme haiz birçok ilaçta fiyat farkı çıkmakta, fiyat farkı ödemek istemeyen hastalara farmasötik eşdeğer ilaç verilememektedir.

         Şöyle ki;

         Tansiyon ilacı olarak plus (diüretikli) ilaç kullanan ve fiyat farkını ödeyecek gücü olmayan hastalarımız, eşdeğer sepetinde en ucuz olan ilacın plus formu olmadığından; tedavilerine uygun olmayan diüretik içermeyen ilaç kullanmak zorunda kalmaktadırlar.

Tansiyon ilaçlarını kullanan hastalarımızın % 80 den fazlası raporlu ve yaşları 60 yaş üstüdür.

·         Hayati öneme haiz “tansiyon, karoner arter vs.” hastalıkları ve bu hastalıklara ait raporları bulunan hastalarımıza 3 aylık ilaç yazıldığı için fark olarak bir seferde ödeyecekleri meblağlar fazla gelmekte ve hastalarımız mağdur olmaktadır. (monopril de durum farklı ,piyasada üretilmeyen ambalaj formu ile eşdeğer kabul edilmiştir. 4 kutu monopril 10 mg plus reçetesinde 56 tl fark çıkmaktadır.)

 

l     Fark ödeyecek gücü olmayan hastalarımız ise, mecburen tedavilerine uygun olmayan ilaçlar kullanmakta ve mağdur olmaktadırlar.

        

         Öte yandan SGK başkanlığı tarafından yazıda belirtilen 26.02 2009 tarihli duyuru da ;

 “Anti-hipertansiflerin yalın ve diüretiklerle kombine formlarının aynı eşdeğer

gruplamasında yer almaları, hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlar için ödeme

çerçevesinin belirlenmesine yönelik olup, kurumumuzla sözleşmeli eczanelerce, hastaya hekim tarafından reçeteye monoterapi yada kombinasyon tedavisi olarak yazılan form üzerinden ilacın verilmesi gerekmektedir.”

         denilmektedir.

         Anlatılmak istenen; diüretik ihtiva eden ve etmeyen tansiyon ilaçları sadece ödeme yönünden aynı eşdeğer listesindedir.Tedavi edici etkisi aynı olmadığı için birbiri yerine verilmemesi gerektiği Kurum tarafından da ifade  edilmiştir.

         Aynı listede olmaması gereken ve Sağlık Bakanlığı İEGM' nün bizzat açıklaması bulunan eşdeğeri olmayan bu ilaçların fiyat yönünden çıkan farkları bu düzenleme ile doğrudan vatandaşların ödemesine bırakılmıştır.(EK- 5)

         Bu yanlış uygulama sonucunda hastaların sağlık durumlarında oluşacak değişiklik sonucu hastanelere gidişler artacağından, kurum ilaç bedellerinden daha yüksek tedavi ve hastane bedeli ödemek zorunda kalacaktır.

         Sonuç olarak; Genelgenin Sağlık Bakanlığı beşeri ilaç tebliğine ve SUT’a uygun olarak düzeltilmesini ve 28 Ocak tarihinden bu yana Halk sağlığını olumsuz etkileyecek olan, meslektaşlarımızı ve halkımızı mağdur eden bu hatadan ivedilikle vazgeçilmesi gerekmektedir.

        

4-)  Sendikamızın Yurtdışı sigortalılarının reçeteleri hakkında yaşanan soruna ilişkin SGK’nın  bilgi notunda verdiği cevap:

“Yurtdışı sigortalılarının veritabanının oluşturularak provizyon sistemine dahil edilmesi işlemleri henüz tamamlanmamış ve üzerinde çalışmaların devam ettiği işlerden olup, bu kişilerin kayıtlarının provizyon sistemine aktarılması Kurumumuz tarafından da istenmektedir. Halihazırda yurtdışı sigortalılarının faturaları manuel olarak örneklenmeden incelenmekte, bu nedenle bazı bölgelerde gecikmeler yaşanabilmektedir. Eczacılardan, bölge eczacı odalarından veya eczacılık meslek örgütlerinden bu doğrultuda alınan şikayet ve talepler süratle ilgili Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezine iletilerek işlemlerin çabuklaştırılması için gerekli uyanlarda bulunulmaktadır.”

          şeklindedir.

 

         TEİS olarak Şimdiye kadar görev alan bütün SGK başkanlarına bu sorun iletilmiş, aynı zamanda Hizmet Sunumu Genel Müdürlüğü ile de görüşülmüştür .      

         Ancak aradan 4 sene geçmesine rağmen bu sorun bir türlü düzeltilmemiştir. (EK-6)

                                                                                                      

5-)Sistemde bulunan ancak piyasada bulunmayan ilaçlar hakkında SGK;

Sistemde kayıtlı olmasına rağmen piyasada bulunmayan ilaçların Kurumca tespit edildikçe sistemde pasif duruma getirilmesi konusunda Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunda gerekli karar alınmış olup, çalışmalar en kısa sürede tamamlanacaktır.”

         şeklinde açıklama yapmıştır.

 

         Sosyal Güvenlik Kurumu’na defalarca iletmemize rağmen, piyasada olmayan ancak SGK provizyon sisteminde bulunan ilaçlar yüzünden vatandaşlarımız halen  ceplerinden fark ödeyerek ilaç almaktadır. Vatandaşımız “fark ödemeden ilaç almak istiyorum, en ucuzunu ver” dediği zaman, ilaç piyasada olmadığı ( listelerde senelerdir üretilmeyen ilaçlar bile mevcuttur) için sistemde gözüken ucuz ilaç hastaya verilememekte ve bu durum hastaya izah edilememektedir.

        

         Provizyon sisteminde hareket görmeyen ve piyasada bulunmayan ilaçların geri ödemeye esas olan listeden ilgili Tebliğ doğrultusunda ivedilikle çıkarılması gerekmektedir.

         İlgili Tebliğ;

17/9/2004 tarihli ve 5234 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesine eklenen (r) bendi çerçevesinde, eşdeğer ilaç uygulaması gerçekleştirilecek olup, bu uygulama kapsamında tüm kurumlar eşdeğer ilaç bedellerinin ödenmesinde en ucuzunun  % 22 fazlasına kadarını dikkate alacaklardır. Fiyatları en ucuz olarak referans alınacak ürünlerin eczacılar tarafından ulaşılabilir olması gerekir. Bu amaçla, tavana esas en ucuz ilaç olarak belirlenen ilacın en az 5 ay piyasada bulunma ve ilgili eşdeğer ilaç grubuna dâhil olan ilaçlar arasından en az %1 pazar payına sahip olması gözetilir. Söz konusu süre ve pazar payının her bir eşdeğer ilaç grubundaki ilaç sayısı dikkate alınarak yeniden belirlenmesine ve bunlara ilişkin tereddütlerin giderilmesine Geri Ödeme Komisyonu yetkilidir.”

 

6-) SGK’nın  Kurum iskonlarına ilişkin sorunumuza hakkında verdiği cevapta:

“İlaç firmalarının Kuruma verdikleri iskontoları serbest eczanelere yansıtmaması hususu ile ilgili olarak, Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti ve Tüm Eczacı İşverenler Sendikasının başvuruları doğrultusunda Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği, Türkiye İlaç Sanayi Derneği ve İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikasına gerekli araştırmanın yapılması bildirilmiş olup; söz konusu dernekler ve ilaç firmalarından gelen cevabi yazılarda, Kuruma bildirilen iskonto oranlarının serbest eczanelere de aynen yansıtıldığı bildirilmekte; bazı ilaç firmalarının cevabı halen beklenmektedir.” 

            İfadesine yer verilmiştir.

 

         Bu konu Sendikamız tarafından müteaddit defalar SGK na iletilmiş ve SGK'nın ilaç firmalarını uyarması ilk kez ve bir defalığına sağlanmıştır. Halen Kamu kurum iskontosundan dolayı yaşanan sorun devam etmektedir.

         Eczane eczacıları, ilaç firmalarının SGK ya yaptıkları Kamu Kurum İskontolarına sadece aracılık yapmaktadır.  Sadece kurumun ucuz ilaç alabilmesine yardımcı olmak için yapılan bu işlem 4 yıldır eczanelerimizde ağır sermaye kayıpları yaşanmasına neden olmuş, yüzlerce ilacın kamu kurum iskontosunu 4 yıldır eczanelerimiz, firmalardan almadığı halde yapmak zorunda bırakılmıştır.

         Kamu kurum iskontolarından oluşan zararın ilaç firmalarınca telafi edilmesi için yasal düzenleme yapılarak halen devam eden kamu kurum iskontosu artışlarından eczacıların hak kaybı ve mağduriyet yaşamasının önlenmesi gerekmektedir.

 

7-) Söz konusu bilgi notunda:

 

 Tebliğler Kurum resmi internet sayfasında yayımlanmakta, uygulama farklığı olan durumların bildirilmesi halinde de gerekli açıklayıcı duyurular yine Kurumun resmi internet sayfasında yayımlanmaktadır. Ayrıca Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezlerinin tebliğ ve tebliğin anlaşılamadığı bildirilen kısımları ile ilgili olarak taraflarına yazılı olarak görüş bildirilmektedir. Bilgi edinme başvurularına cevap verilmesi işlemlerinde yaşanan gecikmelere ilişkin olarak verilen örnekteki belediye poliklinik ve sağlık ocaklarında yazılan reçetelerin bedellerinin ödenmesi hususu birden fazla daire başkanlığını ilgilendirdiğinden konu kesinleştirilmeden bilgi verilmesi mümkün olmamış ancak açıklığa kavuşturulmasının ardından Sağlık Hizmeti Sözleşme ve Ödemeleri Daire Başkanlığı ve Sağlık Politikalarını Geliştirme ve Mevzuat Daire Başkanlığı tarafından resmi yazılarla duyurulmuştur. Kurumumuzla sözleşmeli yaklaşık 23000 eczane bulunmakta olup özellikle dilekçede de belirtildiği gibi mevzuat değişiklikleri sonucunda oluşan durumlarda Kurumumuza başvurular artmakta olup, örnekteki gibi genel düzenlemelere ilişkin Kurumumuz web sayfası aracılığıyla kamuoyuna veya birebir konunun ilgililerine bildirimler yapılmaktadır”

         denilmektedir.

 

         Oysa ki;

         Bütün meslek örgütleri ve TEİS ; SGK’nın yapılan yazılı başvurulara cevap verememesinden dolayı şikâyetçidir.

         SGK’nın yayımladığı tebliğler, muğlak ifadelerle doludur. Tebliğin amacı uygulamanın nasıl yapılacağını net olarak anlatmaktır.SGK ile eczanelerimizin  yaptığı  sözleşmelerde yer alan koşullar sıkça değiştiği için uygulamanın nasıl olacağına dair bilgilenme amaçlı başvurulara cevap alınamaması hasta ve eczacıların ciddi mağduriyetler yaşamasına neden olmaktadır.

         Sendika olarak Sağlık Uygulama Tebliği'nin ; yalın, net, anlaşılır olmasını ve yapılan bilgilenme amaçlı başvurulara en kısa sürede cevap verilecek düzenlemenin hayata geçirilmesini talep ediyoruz.

 

 

 

 




5 / 5 (21 Oyla)

Yazan:
Isminizi Giriniz: (Doldurulması Gereklidir)
Mail Adresiniz: (Doldurulması Gereklidir)
Konu: (Doldurulması Gereklidir)
Yorumunuz:



OKUYUCU YORUMLARI: 



  Site  

Powered by: PHPCow.com