|
ECZACILIKLA İLGİLİ KANUNLARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER HAKKINDAKİ ÇALIŞMALARIMIZ
Eczacılıkla ilgili kanunların cezaları düzenleyen maddelerinde yapılan değişikliklerin mesleğimize etkileri Sendikamızca değerlendirilerek yapılan değişikliklerle ilgili görüşlerimiz bir rapor haline getirilmiş ve söz konusu rapor TBMM Anayasa Komisyonu üyesi Sn. Atilla KART'a sunulmuş olup Meclis Anayasa ve Sağlık komisyonunda bulunan diğer milletvekillerine de iletilmek üzere girişimde bulunulmuştur.
Sn. Milletvekiline sunulan dosya aşağıda bilginize sunulmuştur.
08 Şubat 2008 Tarih ve 2678 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan 5728 sayılı “Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile yapılan düzenlemelerin Eczacılık mesleği yönünden değerlendirilmesi:
5728 sayılı kanunla yapılan değişikliğe göre 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 4.maddesinde yer alan eczacılık mesleğinden sürekli olarak men edilmenin koşullarını belirleyen düzenlemeler değiştirilmiştir.
Yeni düzenlemeye göre 4. maddenin a bendinde; “A) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis cezasına mahkûm olmak.” eczacılık mesleğini sürekli olarak yapmaya engel hale getirilmiştir.
Her ne kadar söz konusu kanun değişikliği ile eczacılar arasında malvarlığına karşı (Hırsızlık-dolandırıcılık-güveni kötüye kullanma-dolandırıcılık-hileli iflas), Kamu idaresinin güvenirliğine ve işleyişine karşı (Zimmet- İrtikap-Rüşvet), Kamu güvenliğine karşı (Sahtecilik),Devletin güvenliğine karşı, Anayasal Düzene ve bu düzenin işleyişine karşı, Milli savunmaya karşı, Kamunun sağlığına karşı suç işlemiş olanların ayıklanması amaçlanmış görünmekte ise de; Mevcut hukuk sistemimiz ile bugüne kadar Mahkemelerce eczacılar aleyhine verilmiş emsal kararlar bir arada düşünüldüğü takdirde; söz konusu kanun değişikliğinin eczacılar yönünden büyük riskler içerdiği ve uygulama hataları sonucunda binlerce Eczacının mesleklerini icra etmesinin engelleneceği hususu önemle göz önünde bulundurulmalıdır. Şöyle ki;
Yapılan düzenleme ile TCK' nun 53. maddesinde yer alan taksirli suçlarda üst sınırı belirleyen hükmün süresiz olarak uygulanmasına imkan tanınarak ceza kanununda bile olmayan bir cezanın getirilmiş olması hukuka aykırı bir durum oluşturmaktadır. Zira bir eczacının süresi geçmiş ilacı vermekten dolayı alacağı bir ceza TCK' nun 53. maddesinin 6. bendine göre en fazla üç yıl meslekten men ile cezalandırılabilecekken bu düzenleme ile TCK' nunda olan düzenlemenin de ilerisinde yapılan bir yasaklama ve cezalandırma yürürlüğe sokulmaktadır.
Yine bu düzenleme çerçevesinde “Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamındaki kişilerin Türk Eczacıları Birliği üyesi eczanelerden ilaç teminine ilişkin 2007 protokolü”nün :
6.3.24.MADDESİ: “10 veya daha az adette, eczacı yada çalışanları dışında sahte olarak tanzim edildiği tespit edilen reçete veya kupür veya raporun Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde, bulunan sahte reçete veya sahte kupürlü reçete veya sahte raporlu reçete tutarının 5 katı tutarında cezai şart uygulanır ve sözleşme feshedilerek 3 (üç) ay süreyle sözleşme yapılmaz.”
hükmüne göre ceza alan eczacılar, kendileri dışında yapılan bir suçtan dolayı sözleşme feshi cezası almakta ve haklarında savcılıklara suç duyurusunda bulunulmaktadır. Bu eczacıların haklarında açılan davalarda taksirli kusurları bulunup ceza almaları durumunda yani protokoldeki tanımdan da açıkça anlaşılacağı üzere kendileri dışında yapılan bir suçtan dolayı mahkeme kararı ile bir günlük hüküm bile giymiş olsalar 6197 sayılı Kanunun 4-A maddesi çerçevesinde yapılan düzenlemeye göre sürekli olarak meslekten men edilmeleri durumu söz konusu olacaktır.
Kaldı ki kanunda sayılan diğer kaçakçılık, rüşvet vb. gibi suçları eczacıların işlemesi çok ender bir durum olmasına karşılık eczacılık kanununda bu şekilde düzenlemeler yapılması, ilaç firmaları ve depolar hakkında yapılan düzenlemelerde aynı hassasiyetin gösterilmemiş olması dikkat çekicidir. Örneğin bir eczacının kaçakçılık suçunu işlemesi ya da bir eczanenin halk sağlını tehlikeye sokacak şekilde ilaç imali ya da dağıtımı yapması pek mümkün olmayan, geçmişte örneğine pek rastlanmayan bir suç çeşididir.
Yapılan yeni düzenlemelerle 984 sayılı kanunun 21. maddesinde Ecza depolarının yasalara aykırı olarak halk sağlığını tehlikeye sokacak şekilde satış yapması durumunda en fazla geçici olarak meslekten men cezası verilmesi düzenlenirken, 1262 sayılı Kanunun 18.maddesinde de ilaç firmalarının idari para cezası ödemesi ve ruhsatının geri alınması şeklindeki cezai müeyyideler getirilmiştir. Oysa eczacıların ve eczanelerin çalışma esaslarını belirleyen 6197 sayılı kanunun 4.maddesinin A bendinde yapılan düzenleme ile eczacıların benzer herhangi bir suçtan dolayı mahkeme kararı ile sadece hüküm giymiş olması durumunda bile sürekli olarak meslekten men cezası verilmesi düzenlenmiştir.
Özellikle son zamanlarda ortaya çıkan sahte ilaç, yurt dışına ya da yurt içine yapılan kaçak ilaç satışları hakkındaki operasyonlar göz önünde bulundurulduğunda bu konudaki düzenlemelerin tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir. Yapılan düzenlemelerden ilaç sektöründe olan tüm usulsüzlüklerin, yolsuzlukların tüm sorumluluğunun eczacılara yüklenmek istediği gibi bir izlenim edinmekteyiz.
Yapılan ve yapılacak olan düzenlemelerin kamunun kaynaklarına göz diken ve halk sağlığını hiçe sayan çevrelere caydırıcı cezalar verilmesi yönünde olması gerektiği tartışmasız bir gerçektir. Söz konusu kanun değişikliğinde sayılan suçlardan bir çoğunun (güveni kötüye kullanma-dolandırıcılık- sahtecilik) genel nitelikte olduğu ve bu amacın gerçekleştirilmesi için yapılan düzenlemelerde ise suçun ve cezanın birbiriyle dengeli olarak belirlenmesi ve bir meslek grubunun potansiyel bir suç odağı olduğu düşünülerek önyargılı olarak yasal düzenleme yapılmaması gerekmektedir. Zira eczacıların imzaladıkları ağır sözleşme şartları dolayısıyla yukarıda kısaca belirtilenler gibi karşı karşıya kalabileceği durumlar sonrasında aleyhlerine açılabilecek davalarda söz konusu suçlar kapsamı içinde değerlendirilerek binlerce eczacının meslekleri ellerinden alınabilecektir.
Sonuç olarak;
Kasıt ve taksir ayrımı yapılmadan düzenlenen söz konusu kanun maddesinde değişiklik yapılarak yazılı suçlarla ilgili bir kısım sınırlandırmalar getirilmesi gerekmektedir (Taksirli suçlara ait belirli süreli hapis cezalarının, ertelemelerin ve para cezalarının kapsam dışı bırakılması gibi). Aksi halde tüm eczacı camiası için telafisi imkansız zararlar söz konusu olacaktır.
TEİS
İlaç ve Eczacılık Yasalarının Cezalara ilişkin Hükümlerinde Yapılan Değişiklikler
08 Şubat 2008 Tarih ve 2678 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan “Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile eczacılık mesleğini ilgilendiren :
-
984 sayılı Ecza Ticarethaneleriyle Sanat ve Ziraat İşlerinde Kullanılan Zehirli Ve Müessir Kimyevi Maddelerin Satıldığı Dükkanlara Mahsus Kanun,
-
1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu,
-
2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun ve
-
6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun
Bazı maddelerinde yapılan değişiklikler karşılaştırmalı olarak aşağıda sunulmuştur.:
984 Sayılı Ecza Ticarethaneleri Kanununda yapılan değişiklikler:
“MADDE 21(Eski)- Bu kanunda tasrih edilen kaidelere riayet etmeyen veya memnuniyetlere muhalif hareket eden ecza ticarethaneleri sahip veya müdiri mesulleri ile sanat ve ziraat işlerinde kullanılan zehirli ve müessir maddeler satıcılığı yapanlar hakkında başkaca cezayı müstelzim bir fiil olmadığı takdirde, yüzyetmişdörtmilyon lira idari para cezası verilir. Suçun tekrarı halinde ceza iki kat olarak uygulanır, ticarethane ve bu gibi maddelerin satıldığı yerler bir ay süre ile o yerin en büyük mülki amiri tarafından kapatılır. Memurini sıhhiyece usulüne tevfikan tanzim olunan zabıt varakaları aksi sabit oluncaya kadar muteberdir.”
“MADDE 21(Yeni)- Bu Kanunda tasrih edilen kaidelere riayet etmiyen veya memnuiyetlere muhalif hareket eden ecza ticarethaneleri sahip veya müdiri mesulleri ile sanat ve ziraat işlerinde kullanılan zehirli ve müessir maddeler satıcılığı yapanlara, mahallî mülkî amir tarafından ikiyüz Türk Lirasından beşyüz Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Bu maddelerin satışı kamu sağlığı bakımından tehlikeli bir durum oluşturuyorsa, tehlike giderilinceye kadar geçici olarak işletme faaliyetten men edilir.”
1262 sayılı yasada yapılan değişiklikler;
“MADDE 18(Eski) - 10 uncu maddede yazılı tahlil neticesinde, müstahzarların terkibinde bulunan maddelerin saf olmadığı veya ruhsat almak için verilmiş olan formüle uymadığı veya müstahzarın tedavi vasıflarını azaltacak veya kaybedecek surette imal edilmiş olduğu anlaşılırsa ruhsat sahibi ve müstahzarların bu şekilde imal edildiğini bilerek satan, satılığa arz eden veya sattıranlar beşyüzmilyon lira idari para cezasıyla cezalandırılırlar. Suçun tekrarı halinde iki kat para cezası verilir ve ruhsatname geri alınır.”
“MADDE 18(Yeni)- 10 uncu maddede yazılı tahlil neticesinde, müstahzarların terkibinde bulunan maddelerin saf olmadığı veya ruhsat almak için verilmiş olan formüle uymadığı veya müstahzarın tedavi vasıflarını azaltacak veya kaybedecek surette imal edilmiş olduğu anlaşılırsa, fiil suç oluşturmadığı takdirde, ruhsat sahibi ve müstahzarların bu şekilde imal edildiğini bilerek satan, satışa arzeden veya sattıranlara bin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir; ayrıca, ruhsatname geri alınır.”
MADDE 19(Eski) - (Değişik madde: 04/01/1943 - 4348/1 md.)“Ruhsatsız olarak müstahzar imal edenler veya bu suretle imal edilen müstahzarları bilerek satan, satılığa arz eden veya sattıranlar müstahzar imaline salahiyet sahibi oldukları takdirde üçyüzkırkyedimilyon lira ve müstahzar imaline salahiyet sahibi olmadıkları takdirde altıyüzdoksandörtmilyon lira idari para cezasıyla cezalandırılırlar. Bu müstahzarlar kendilerine atfedilen tedavi vasıflarını haiz olmadığı veya bu vasıfları azaltacak veya kaybedecek şekilde veya saf olmayan maddelerden imal edildiği anlaşıldığı takdirde (18) inci maddede yazılı ceza tatbik olunur.Memleket dışında yapılmış müstahzarları ruhsatsız olarak ticaret kastiyle ithal etmek veya bunları bilerek satmak veya satılığa arz etmek veya sattırmak kaçakçılıktır. Bu fıkrada yazılı suçları işleyenler hakkında 1918 sayılı kanun hükümleri tatbik olunur.”
“MADDE 19(Yeni)- Ruhsatsız olarak müstahzar imal edenler veya bu suretle imal edilen müstahzarları bilerek satan, satışa arzeden veya sattıranlara, müstahzar imaline salahiyet sahibi oldukları takdirde, beşyüz Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar; müstahzar imaline salahiyet sahibi olmadıkları takdirde, binbeşyüz Türk Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Bu müstahzarlar kendilerine atfedilen tedavi vasıflarını haiz olmadığı veya bu vasıfları azaltacak veya kaybedecek şekilde veya saf olmayan maddelerden imal edildiği anlaşıldığı takdirde 18 inci maddede yazılı ceza tatbik olunur. Memleket dışında yapılmış müstahzarları ruhsatsız olarak ticaret amacıyla ithal etmek veya bunların özelliklerini bilerek satmak veya satışa arz etmek veya sattırmak kaçakçılıktır. Bu fıkrada yazılı suçları işleyenler hakkında Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri tatbik olunur.”
“MADDE 20(Eski) - On sekizinci ve on dokuzuncu maddelerde mezkur ahval hariç olmak üzere bu kanun ahkamına muhalif hareket edenlerden seksenyedimilyon lira idari para cezası alınır.(Ek fıkra: 24/04/2003 - 4854 S.K./5. md.) Bu Kanunda yazılı olan idari para cezaları o yerin en büyük mülki amiri tarafından verilir. Verilen idari para cezalarına dair kararlar ilgililere 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.”
“MADDE 20(Yeni)- 18 ve 19 uncu maddelerde mezkûr ahval hariç olmak üzere bu Kanun ahkamına muhalif hareket edenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu Kanunda yazılı olan idarî para cezalarına ve diğer idarî yaptırımlara mahallî mülkî amir tarafından karar verilir.”
“EK MADDE 4(Eski) - Müstahzarları taklit ederek bunların tedavi vasıflarını azaltacak veya kaybedecek surette imal edenler veya bu suretle imal edildiğini bilerek satan, satılığa arz eden veya sattıranlar üç aydan bir seneye kadar hapis ve temin ettikleri veya etmek istedikleri menfaatin iki mislinden aşağı olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılırlar.Şu kadar ki bu para cezası 200 liradan aşağı olamaz.”
“EK MADDE 4(Yeni)- Müstahzarları taklit ederek bunların tedavi vasıflarını azaltacak veya kaybedecek ya da kullananların sıhhatine az veya çok zarar verecek surette imal edenler veya bu suretle imal edildiğini bilerek satan, satışa arzeden veya sattıranlar, Türk Ceza Kanunu veya diğer ilgili kanun hükümlerine göre cezalandırılır.”
EK MADDE 6(Eski) - Bu kanunun 18 ve 19 uncu maddeleriyle ek birinci maddesinde yazılı hallerde müstahzarlar zapt olunarak mahkeme kararıyla yok edilir.
“EK MADDE 6(Yeni)- Bu Kanunun 18 ve 19 uncu maddelerinde tanımlanan kabahatlerin konusunu oluşturan müstahzarlara el konularak, bunların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.”
2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanununda yapılan değişiklikler;
“MADDE 24(Eski) - Uyuşturucu maddeleri 15 inci maddede zikredilenlerden başkalarına satan ecza ticarethaneleri sahip ve mesul müdürleri ile tabip reçetesi olmadan satan eczane sahip veya mesul müdürleri Ceza Kanununun (403 ve 406) ncı maddeleri mucibince cezalandırılırlar.”
“MADDE 24(Yeni)- Uyuşturucu maddeleri 15 inci maddede zikredilenlerden başkalarına satan ecza ticarethaneleri sahip ve mesul müdürleri ile tabip reçetesi olmadan satan eczane sahip veya mesul müdürleri Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri uyarınca cezalandırılır.”
“MADDE 25(Eski) - On yedinci maddede yazılı vesikaları almayı ihmal eden veya saklamayan yahut bu kanunda zikredilen defterleri tutmayan ecza ticarethaneleri sahip ve mesul müdürleri sulh mahkemesince yüz liradan beş yüz liraya kadar adli para cezasıyla cezalandırılırlar.”
“MADDE 25(Yeni)- 17 nci maddede yazılı vesikaları almayı ihmal eden veya saklamayan yahut bu Kanunda zikredilen defterleri tutmayan ecza ticarethaneleri sahip ve mesul müdürlerine mahallî mülkî amir tarafından beşyüz Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunda yapılan
değişiklikler;
Madde 4 (Eski)“Aşağıda yazılı haller eczacılık yapmaya manidir:
A) Yüz kızartıcı bir suçla mahkum edilmiş olmak;B) Alelıtlak üç sene ve daha fazla ağır hapis veya beş sene ve daha fazla hapis cezasıyla mahkum olmak;C) Mesleki bir suçtan bir sene ve daha ziyade hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkum olmak veyahut eczanesinde imal, ihzar veya tertip edilen ilaçlarla sattığı müstahzarlar veya sair eczayı tıbbiyede sanatını kötüye kullanmak suretiyle işlediği bir suçtan dolayı beş sene içinde iki dafa mahkeme kararıyla meslek ve sanatının tatili cezasıyla mahkum edilmiş olmak;D) Başka memleketlerde sanatını icradan men edilmiş olup bu muamelenin haklı olduğu İcra Vekilleri Heyetince kabul edilmiş olmak;E) Sanatını yapmasına mani iyileşmez bir hastalığı bulunmak;F) Sanatını yapmasına mani olacak derecede iki gözü rüyetten mahrum olmak.”
“MADDE 4(Yeni)- Aşağıda yazılı haller eczacılık yapmaya manidir:
A) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis cezasına mahkûm olmak. B) Başka memleketlerde sanatını icradan menedilmiş olup bu muamelenin haklı olduğu İcra Vekilleri Heyetince kabul edilmiş olmak; C) Sanatını yapmasına mani iyileşmez bir hastalığı bulunmak; Ç) Sanatını yapmasına mani olacak derecede iki gözü rüyetten mahrum olmak.”
Madde 40(Eski)-“Bu kanunda yazılı usullere uygun olarak ruhsatname almaksızın birinci maddede sayılı yerleri açanlar üç aydan bir seneye kadar hapis ve 500 liradan 5 000 liraya kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
Eğer fiil eczacılık yapmak hakkını haiz olmayanlar tarafından işlenirse hapis cezası altı aydan ve para cezası da 1 000 liradan eksik olamaz.”Şeklindeki 40. MADDESİ’nin birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde,
Madde 40(Yeni)-“Bu Kanunda yazılı usullere uygun olarak ruhsatname almaksızın 1 inci maddede sayılı yerleri açanlar üç aydan bir seneye kadar hapis ve yüz günden az olmamak üzere adlî para cezasıyla cezalandırılır.
Eğer fiil eczacılık yapmak hakkını haiz olmayanlar tarafından işlenirse, verilecek cezalar yarı oranında artırılır.”
“MADDE 41(Eski)-Bu kanunun 1 inci maddesinde sayılan yerlerde ambalajsız veya ambalajı açılmış olarak bozuk veya zamanı geçmiş veya mağşuş veya gayrisaf ilaç ile ambalajlı olsa bile zamanı geçmiş ilaç bulunduğu takdirde bunlar müsadere ve imha edilmekle beraber bu yerleri bizzat idare eden eczacı ile bu kanunda yazılı sebeplerle eczacının bulunmaması halinde bu yerlerde mesul müdürlük vazifesini ifa edenler (200) liradan (500) liraya kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Yukarda yazılı halin tekerrürü takdirinde eczacı ile varsa mesul müdürü bir aydan bir seneye kadar hapis ve (300) liradan (1000) liraya kadar adli para cezası ile cezalandırılır ve müessese bir aydan bir seneye kadar kapatılır.”
“MADDE 41(Yeni)- Bu Kanunun 1 inci maddesinde sayılan yerlerde ambalajsız veya ambalajı açılmış olarak bozuk veya zamanı geçmiş veya mağşuş veya gayrisaf ilaç ile ambalajlı olsa bile zamanı geçmiş ilaç bulunduran kişiye, fiili Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre ceza sorumluluğunu gerektirmediği takdirde, beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca, bu ilaç ve sair ecza maddesine elkonularak imha edilmek üzere mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.”
MADDE 42(Eski)- “Bu kanunun 1 inci maddesinde sayılan yerlerde ilaç halinde ihzar, imal veya tertip edilmemiş olan bozuk veya mağşuş ecza ve kimyevi maddeler bulunduğu takdirde, bunlara el konulup usulüne uygun şekilde yok edilmekle beraber bu yerleri bizzat idare eden eczacı ile bu kanunda yazılı sebeplerle eczacının bulunmaması halinde bu yerlerde mesul müdürlük yapanlar altıyüzdoksandörtmilyon lira idari para cezası ile cezalandırılır. (Değişik fıkra: 24/04/2003 - 4854 S.K./1. md.) Yukarıda yazılı eylemin tekrarında para cezası iki kat artırılarak verilir. Ayrıca müessesenin o yerin en büyük mülki amiri tarafından bir aydan üç aya kadar kapatılmasına da karar verilir.”
“MADDE 42(Yeni)- Bu Kanunun 1 inci maddesinde sayılan yerlerde ilaç halinde ihzar, imal veya tertip edilmemiş olan bozuk veya mağşuş ecza ve kimyevi maddeler bulunduğu takdirde, bunlara el konulup usulüne uygun şekilde yok edilmekle beraber bu yerleri bizzat idare eden eczacı ile bu Kanunda yazılı sebeplerle eczacının bulunmaması halinde bu yerlerde mesul müdürlük yapanlara bin Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Madde 43 (Eski)“Zehirli veya kimyevi maddelerle tıbbi ecza ve müstahzarların müsaadesiz satılması yasaktır. Bunları müsaadesiz satan veya satmak üzere dükkanında bulunduranlar hakkında Türk Ceza Kanununun 409 uncu maddesi tatbik olunur ve bu gibi maddeler derhal müsadere edilerek o mahallin resmi hastanesine teslim edilir.”
Madde 43 (Yeni)“Zehirli veya kimyevi maddelerle tıbbî ecza ve müstahzarların müsaadesiz satılması yasaktır. Bunları müsaadesiz satan veya satmak üzere dükkanında bulunduranlar Türk Ceza Kanununun 193 üncü maddesine göre cezalandırılır.”
TCK MADDE 193. - (1) İçeriğinde zehir bulunan ve üretilmesi, bulundurulması veya satılması izne bağlı olan maddeyi izinsiz olarak üreten, bulunduran, satan veya nakleden kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
MADDE 44(Eski)-“Bu kanunda yazılı olan yasaklara ve mecburiyetlere muhalif hareket edenler kanunda ayrıca bir ceza gösterilmediği ve fiilleri Türk Ceza Kanununa göre daha ağır cezayı istilzam eylemediği takdirde yüzyetmişdörtmilyon lira idari para cezasıyla cezalandırılır.”
“MADDE 44(Yeni)- Bu Kanunda yazılı olan yasaklara ve mecburiyetlere muhalif hareket edenlere, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde ve bu Kanunda özel hüküm bulunmayan hallerde ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE 45(Eski)-“Eczaneyi işletmeye başladıktan sonra mazeretsiz olarak ve mücbir sebepler dışında eczanesi olan yerlerde 30 gün, olmayan yerlerde 10 gün müddetle eczanesini kapalı bırakan veya teftiş sırasında görülen noksanların tamamlanması için yapılmış iki yazılı ihtara riayet etmeyen eczacılar üçyüzkırkyedimilyon lira idari para cezasıyla cezalandırılır. (Ek fıkra: 24/04/2003 - 4854 S.K./5. md.) Bu Kanunda yazılı olan idari para cezaları o yerin en büyük mülki amiri tarafından verilir. Verilen idari para cezalarına dair kararlar ilgililere 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.”
“MADDE 45(Yeni)- Eczaneyi işletmeye başladıktan sonra mazeretsiz olarak ve mücbir sebepler dışında eczanesi olan yerlerde otuz gün, olmayan yerlerde on gün müddetle eczanesini kapalı bırakan veya teftiş sırasında görülen noksanların tamamlanması için yapılmış iki yazılı ihtara riayet etmeyen eczacılara, beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.” |