ARŞİV
0

TİTCK BAŞKANLIĞINA SENDİKAMIZCA YAPILAN BAŞVURU

Eczaneler ve Eczane Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı hakkındaki görüş ve önerilerimiz hakkında TİTCK na gönderilen yazı.

 

05/11/2012

TEİS2012-104

 

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI

TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU BAŞKANLIĞI’NA

ANKARA

 

Konu: Eczaneler ve Eczane Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı hakkındaki görüş ve önerilerimiz hk.

Bilindiği üzere tüm yasal düzenlemeler toplumun zaman içinde değişen ihtiyaçları ve talepleri doğrultusunda güncellenmekte ve yenilenmekte olup, yasal düzenlemelerin değişmesini isteyenlerin talep ve beklentilerini karşılayacak düzenlemelerin hazırlanıp hayata geçirilerek bu beklentinin gerçekleşmesinin sağlanması, ancak demokrasinin olmazsa olmaz kurumları sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla mümkün olabilmektedir.

Bu bağlamda, Sendikamız Kamu Kurumları Komisyonu tarafından, Sağlık Bakanlığınca hazırlanan Eczaneler ve Eczane Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı’nda yapılan incelemede; Yönetmelik taslağının, eczacılık ve eczane hizmetlerinin günümüz ihtiyaçlarına uygun, beklentileri karşılayacak, mağduriyetleri ortadan kaldıracak ve yeni mağduriyetler meydana getirmeyecek şekilde bir takım düzeltme ve ilavelerin yapılarak hayata geçirilmesi gerektiği tespit edilmiş olup, bu konuda hazırlanan rapor ekte  sunulmuştur.

Gereğini bilgilerinize arz ederiz.

Ecz. Nurten SAYDAN

TÜM ECZACI İŞVERENLER SENDİKASI

  GENEL BAŞKANI

 

 

TEİS KAMU KURUMLARI KOMİSYONUNUN      

ECZANELER VE ECZANE HİZMETLERİ HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI

HAKKINDAKİ RAPORU

 

6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkındaki kanunda yapılan yeni düzenlemeler çerçevesinde Sağlık Bakanlığı’nca hazırlanan Eczaneler ve Eczane Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı üzerinde yapılan incelemede taslağın geneline göre;

—Eczanelerde verilen ilaç ve sağlık hizmetinin ağırlıklı olarak ilaç kısmına vurgu yapılarak, eczacı eğitimi ve eczacılık tanımı içinde yer alan ilaç dışı ürünlerle olan ilişkindirmenin eczacı ve eczacılık tanımından ayrıldığını,

—Eczane açılışına kısıtlama getiren yasa değişikliğinin, yasanın yürürlüğe girdiği tarihte mevcut eczanesi bulunanların kazanılmış haklarını ileriye dönük olarak olumsuz etkileyebilecek yorumlarına karşı açıklık getirmediği,

—Ülkemizdeki yapıların fiili durumlarının dikkate alınmayarak, eczacıların hiçbir dahli olmadığı halde, eczanelerinin bulundukları binaların imar durumları ile ilgili yaptırımlarla karşı karşıya bırakıldığı,

—Son yıllarda yaşanan ekonomik kayıpları telafi edecek herhangi bir düzenleme yapılmamış olmasına ve eczane ekonomileri ciddi anlamda bozulmuş olmasına rağmen eczanelere ekonomik anlamda yeni yükümlülükler getiriyor olması,

Mesleğin icrası sırasında yaşanan sorunların ortadan kalkması beklentisi içindeki eczacılık camiasının beklentilerini karşılamak yerine, yeni mağduriyetlerle karşı karşıya kalınması gibi istenmeyen bir sonuca ulaşılması tehlikesi mevcut olup, söz konusu taslak üzerinde geniş kapsamlı değişiklikler yapılması gerekli görülmekle birlikte, ivedilikle yapılması gerekli görülen değişiklikler maddeler halinde aşağıda bilginize sunulmuştur.

1-) Eczacılık ile ilgili tanımlarda eczacılığın sadece ilacın üretiminden hastaya sunumuna kadar olan süreçle ilgili görev ve yetkiye sahip olduğu, toplum sağlığı ile kişilerin ruh ve beden tamlığını sağlayan diğer ürünlere atıfta bulunmaması, eczacı tanımını bugün tüm dünyada kabul gören geniş kapsamlı yetki ve uygulama alanından çıkararak, daha dar bir çerçeve ile sınırlandırmaktadır. Bu yüzden taslağın 4. maddesinin B bendinde yer alan “Eczacı” tanımına; eğitimini aldığı, eczacılığın var olduğu günden bugüne kadar yetki ve sorunluluğunda olan konularda da tek yetkili olduğuna dair ilave yapılması gerekmektedir.

Değişiklik önerimiz:

4. Maddesinin;

“Madde 4 / b-) Eczacı: Eczacılık Fakültesi veya Eczacılık Yüksekokulundan mezun olmuş veya usulüne göre yabancı okullardaki eğitiminin yeterliliğini tescil ettirmiş, ilaç ve hammaddelerinin elde edilişinde, farmasötik madde ve tıbbi müstahzar yapımında fiziksel, kimyasal, biyolojik ve toksikolojik analizlerinde, ilacın tanınması, kalitesinin sağlanması, kontrolü ve standardizasyonunda, ilacın dağıtımı ve hastaya verilmesinde, ilacın kullanım , gözetim ve denetiminde, ilacın üretiminden tüketimine kadar geçen her aşamada ve eczacılık hizmetinin kapsamı içinde olan, eğitimini aldığı tüm ürünler ve konularla birlikte eczacılık mesleğinin gerektirdiği her alanda idari ve teknik olarak tam yetki ile görev alan sorumlu kişiyi,” şeklinde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

2-) Mesleğin kanayan yarası haline gelen kontrolsüz ve plansız açılmış olan eczaneler sorununun çözümü için yapılmak istenen düzenlemelerin; yeni soru ve sorunların kaynağı olmaması, hali hazırda eczacılık mesleğini yapanların ve eczane sahibi olanların ciddi mağduriyetlerle karşılaşmaması için, bu düzenlemelerin üzerinde bir takım düzeltme ve değişikliklerin mutlaka yapılması gerekmektedir. Şöyle ki;

Yönetmeliğin tam anlamıyla yürürlüğe gireceği tarihten önce (ki bu tarih 31/12/2012 olarak belirlenmiştir) eczacılık fakültelerine kayıt olmuş eczacılık fakültesi öğrencileri ile eczacılık yapmaya hak kazanmış olanların bu yönetmelikle getirilen hiçbir kısıtlamaya tabi olmaması gerekmektedir. Zira aksine bir düzenleme Anayasamızın 48.  maddesi ile güvence altına alınmış olan “Çalışma Hürriyeti” ilkesine aykırı bir durum oluşturacaktır.

Anayasamızın 48. Maddesi’nin:

“ Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.

Devlet, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.”

amir hükmüne göre Devletin alacağı tedbirler, kazanılmış hakları almak ve veya bunların kullanılmasını engellemek amacına yönelik olamayacağı gibi, senelerce eczacılık yapmış,  fakülteyi kazandığında, eczacılık yaptığında bulunmayan bir kural yüzünden dilediği yerde eczane açmak gibi kazanılmış hakları elinden alınan meslek sahiplerinin en temel hak olan “yaşam” alanında uğrayacağı mağduriyete hiçbir hukuk kuralı cevaz veremez.

Oysa; yasal düzenleme sonrası bu mesleği seçecek olanlar, kendilerinin bu gibi bir yaptırıma muhatap olacağını daha meslek seçimini yapmadan bilecekleri için, gelecek planlarını buna göre yapacak, ek bir meslek, bir başka anadal veya yandal eğitimi alacaklar ve istedikleri yerde eczane açamayacakları bir durumla karşılaştıklarında ise hayatlarını idame ettirebilecekleri bir çalışma alanları olacaktır.

Kaldı ki; yasal düzenlemede eczanelerini kapatanların yeniden açamayacağı konusunda açık bir düzenleme yoktur. 6197 sayılı Yasa’nın değiştirilen 5. maddesinde yeniden eczane açılması kriterleri belirtilirken sürekli olarak “eczane açmak, devretmek, nakletmek”ten söz edilmektedir. 6308 sayılı değişiklik Kanununun hiçbir yerinde “eczane kapatmaktan, eczanesini kapatan eczacının yeniden eczane açmasından” açıkça söz edilmemekte ve herhangi bir yasaklama çerçevesi çizilmemektedir. Dolayısıyla kazanılmış hak düzenlemesini içeren Geçici 3. maddede nasıl açıkça kapatılan eczanelerin durumundan söz edilmiyorsa, eczane açılmasında yeni kriterler getiren 5. maddede de “eczanesini kapatan eczacının hukuki durumundan” söz edilmemektedir.

Diğer taraftan Kanun teklifinin gerekçesinde Kanun, çıkışından daha önce eczacılık yapma hakkını kazanmış veya eczacılık fakültesini kazanmış, okuyan kişilerin haklarını da saklı tutmaktadır.” ifadesine yer verilmiştir. Kanunun gerekçesine uygun bir kanun ve yönetmeliğin hayata geçmesi için;

         Değişiklik önerimiz:

Taslağın Geçici 2. maddesinde yer alan, eczacılık fakültesi öğrencileri ile eczacılık yapmaya hak kazanmış olanlar için eczane açma, nakil ve yardımcı eczacılıkla ilgili konularda getirilmiş istisna tanıyan “bir defaya mahsus olmak üzere” şeklindeki ifadenin metinden çıkarılması gerekmektedir.

3-) Taslağın 6. maddesinde yer alan “Eczane açılmasına ilişkin kriterler” başlıklı bölüme eczane açılacak yerlerin tespit ve ilanı ile ilgili açıklayıcı bir madde eklenmesi gerekmektedir. Zira bu maddenin uygulanmasına ilişkin bir düzenleme yapılmadığı takdirde özellikle büyükşehirlerde eczane olarak kullanılabilecek yerlerin hak sahiplerince kiralanmasında ciddi anlamda hak kaybı ve mağduriyetler yaşanacaktır. Şöyle ki;

Yeni düzenlemeye göre eczane açmak için nüfus kriterine uymak zorunda olan eczacının Sağlık Bakanlığı’nın yayınlayacağı eczane açılabilecek yerlere ilişkin listeyi beklemesi ve bu listeye göre başvuru yapması gerekmektedir. Bakanlığın yapacağı eczane açılabilecek yerlere ilişkin liste yayınlama sürelerinin eczane açmak isteyen, bu yüzden de dükkan kiralamak zorunda olan kişileri mağdur etmeyecek zaman aralıklarında olması gerekmektedir. Zira eczane açmak isteyen eczacılar kiralık dükkan bulmanın özellikle büyükşehirlerde zorluğunu göz önünde bulundurarak, Bakanlığın açıklayacağı listeyi beklerken, nüfus kriterine uygun olduğunu düşündükleri bölgelerde dükkan kiralayarak bu bölgelerle ilgili listelerin yayınlanmasını ve müracaatların kabul edilmesini beklemek zorunda kalacaklardır. Listeler açıklandığında ve başvuruları kabul edilmediğinde aradan geçen sürenin uzun olması yüzünden ciddi maddi kayba uğrayabileceklerdir. Dolayısıyla bu maddenin giriş bölümüne ilişkin ;

Değişiklik önerimiz:

“Eczane açılacak yerler, ilçe sınırları içindeki nüfusa göre en az 3500 kişiye 1 eczane olacak şekilde ve bu yönetmeliğin 10. Maddesinde belirtildiği şekilde tespit olunan İlçe katsayıları ile birlikte, Sağlık Bakanlığı tarafından ocak ayının ilk haftasından başlamak üzere  her üç ayda bir 10 iş günü müddetle kamuya açık şekilde Bakanlık web sitesinde ilan olunur. İlan süresinin bitiminden itibaren ilan olunan yerler için başvuru süresi 10 iş günü olup, süre sonunda bu yerler için başvuruda bulunan eczacıların isimleri ve yerleştirme puanlarının yer aldığı liste Sağlık Bakanlığı tarafından 10 iş günü süreyle yine kamuya açık şekilde Bakanlık web sitesinde askıda tutulur. Olabilecek itiraz ve/veya düzeltmeler için, ilgili eczacı tarafından Bakanlığa 10 iş günü içerisinde başvuru yapılır. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ile Türk Eczacıları Birliği tarafından görevlendirilecek temsilcilerin bulunduğu komisyon tarafından 10 iş günü içerisinde itiraz ve/veya düzeltme talebi değerlendirilir. İtiraz ve düzeltme talebinde bulunan eczacıya değerlendirme sonucu yazı ile bildirilir.” şeklindedir.

4-) Taslağın 6.maddesinin 1. bendinde yer alan “Hiç eczanesi olmayan yerleşim birimleri” ifadesi yoruma çok açık bir ifade olup, yönetmelikteki ilçe nüfusuna göre sınırlamayla çelişmektedir. Bu çelişkinin giderilmesi için, bu düzenlemenin amacına uygun açıklayıcı bir düzeltme yapılmalıdır. 1. fıkrada yer alan “Hiç eczanesi olmayan yerleşim birimlerinde nüfus kriterine bakılmaksızın bir eczanenin açılmasına müsaade edilir.” cümlesi yerine

         Değişiklik önerimiz:

Taslağın 6.maddesinin 1. bendinde “İlçe belediyesi sınırları dışında kalan (belde, köy vb.) yaşam alanları yerleşim birimi olarak kabul edilir. Bu yerleşim birimlerinde eczane yoksa nüfus kriterine bakılmaksızın bir eczanenin açılmasına müsaade edilir. ” şeklinde düzenleme yapılmalıdır.

5-)  Taslağın 17.maddesinin 2. bendinde yer alan Eczane olarak kullanılacak binanın imar mevzuatına göre inşa edilmiş olması ve yapı kullanım izni bulunması gerekir.” şeklindeki düzenleme ülke gerçeklerine aykırı bir düzenleme olup, uygulanması durumunda ciddi anlamda hak kaybı ve mağduriyetler yaşanacaktır. Zira: ülkemizde yasal düzenlemelere en önce uyması gereken kurumlar Kamu Kurumları olmasına rağmen halen birçok Kamu binasının yapı kullanım izni bulunmamaktadır. Yapı kullanım izni olmayan bir kurumun aynı eksiği olan bir eczaneye ruhsat vermemesi, taslakta yer alan Geçici 1. maddeye göre de bu eksiği 18 ay içerisinde gidermeyen eczanenin faaliyetinin durdurulacak olması kabul edilebilir bir düzenleme değildir. Zira eczacılar kendilerinin hiçbir dahli olmayan bir konuda ve üstelik aktif husumet ehliyetleri olmayan ve düzelttirme imkân ve ihtimallerinin bulunmadığı bir konuda idari ve yasal yaptırıma muhatap edilmektedirler.

Ülkemizde faaliyet gösteren eczanelerin yapı kullanma izin belgelerinin olup olmadığı, kaç tanesinin bina inşaat ruhsatı dahi olmaksızın arsa tapusuyla faaliyet gösterdiği konusunda istatistikî bir çalışma yapılması ve bundan sonra bu maddenin tartışmaya açılması gerekmektedir. Bu yüzden ;

Değişiklik önerimiz:

17.maddenin 2.bendinin, belirtmiş olduğumuz istatistikî tespitlerin yapılıncaya kadar tamamen düzenlemeden çıkarılması gerekmektedir.

6-) Taslağın 12. maddesinin 1. bendinde yer alan “yüksek lisans veya doktora eğitimi alacaklar bu eğitim süresince” eczanelerine bir mesul müdür ataması mecburiyeti getiren düzenleme 6197 sayılı kanunun 19.maddesinde yer alan eczacıların öğretmenlik görevi almalarına izin veren düzenlemeye aykırıdır.  Zira; öğretmenlik görevini yerine getirirken mesul müdür ataması gerekmeyen bir eczacının uygulamada öğretmenliği de içinde barındıran bir eğitim nedeniyle mesul müdür atamak zorunda bırakılması Kanunun amaçlarına da aykırıdır. Bu yüzden;

Değişiklik önerimiz:

Taslağın 12. maddesinin 1. bendinde yer alan “yüksek lisans veya doktora eğitimi alacaklar bu eğitim süresince” ifadesinin taslaktan çıkarılması gerekmektedir.

7-) Taslağın 14.  maddesinin 2. Bendinde yer alan “Bu eczanelerden üniversitenin sosyal güvencesi bulunmayan öğrencilerine ilaç satışı yapılabilir” şeklindeki ifade redakte hatası olarak düzenlenmiş olmalıdır ki, bu durumda olan öğrencilere ancak ücretsiz ilaç verilebilir. Kaldı ki, 5560 Sayılı yasa ile artık bu öğrenciler de Sosyal Güvenlik hizmetinden ücretsiz olarak yararlanmakta olduğundan bu maddedeki ilaç satışı yapılabilir ifadesi “ücretsiz olarak ilaç verilebilir” şeklinde düzeltilmelidir.

Değişiklik önerimiz:

Taslağın 14.  maddesinin 2. bendinde yer alan ifadenin “Bu eczanelerden üniversitenin sosyal güvencesi bulunmayan öğrencilerine ücretsiz ilaç verilebilir” şeklinde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

😎 Mevcut yönetmeliğin 8. maddesinde yer alan “Kanun’da belirtilen kurumlar dışında hiçbir kurum eczane açamaz.” hükmü bu taslakta yer almadığından çeşitli kurum ya da kuruluşların çeşitli amaç ve nam altında eczane açabilmesinin de önü açılmakta olup bu durumun kabul edilebilmesi mümkün değildir. Bu yüzden;

Değişiklik önerimiz:

Taslağın 14.  maddesinin 4. bendi olarak “Kanun’da belirtilen kurumlar dışında hiçbir kurum eczane açamaz.” hükmünün ilave edilmesi gerekmektedir.

9-) Taslağın 14. maddesinin 3. bendinde devlet hastanelerinin sayılmamış olması, buralarda sunulan ilaç hizmetinin eczanesiz ve eczacısız olarak verilmesine neden olacak ve yasal düzenlemenin amacına ters düşecektir. Ayrıca Yönetmelik hükümlerine göre ruhsatname ve mesul müdürlük belgesi düzenlenen üniversite, devlet ve özel hastanelerde bulunan eczanelerden atanmış eczacının ayrılması halinde bu ayrılışın on beş günü aşması durumunda düzenlenen belgeler iptal edilmelidir. Bu yüzden;

Değişiklik önerimiz:

Taslağın 14.  maddesinin 3. bendi olarak “Üniversiteler ile özel hastanelerde ve devlet hastanelerinde bulunan eczanelere bu yönetmelik hükümlerine göre ruhsatname ve mesul müdürlük belgesi düzenlenir. Adına ruhsatname ve mesul müdürlük belgesi düzenlenmiş eczacının görevinden ayrılması ve on beş gün içinde yerine eczacı görevlendirilmemesi durumunda, söz konusu belgeler iptal edilir.” şeklinde yeniden düzenlenmelidir.

10-) Taslağın 13. maddesinin 1. bendinde yer alan “Serbest eczanelerde aylık asgari … reçete veya asgari ücretin … tutarında ciro yapılması halinde ikinci eczacı çalıştırılması zorunludur.” şeklindeki düzenlemeden anlaşıldığı üzere henüz bu konuda kesin bir rakam belirlenmemiş olup, önerilere göre bir tespit yapılacaktır. Ancak; yasada ikinci eczacı için verilecek aylık ücretin asgari ücretin üç katı olarak belirlenmiş olması, yani günümüz koşullarına göre bir eczanenin aylık 3 bin TL’den fazla bir giderle personel istihdam etmek zorunda bırakılması, eczacıların içinde bulunduğu ekonomik durum göz önünde bulundurulduğunda kolayca uygulanabilecek bir düzenleme olarak gözükmemektedir. Zira büyük şehirlerde böyle bir ekonomik gücü olan eczane sayısı çok az olmasına karşın Anadolu’da büyük şehirlerdekinden fazla sayıda bu güçte eczane bulunabilecek, ancak o bölgelerde de ikinci eczacı bulmak ve çalıştırmak mümkün olmayacaktır. Bu yüzden bu uygulamanın tamamen bölge eczacı odaları ile tespit edilerek belirlenecek şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.

Değişiklik önerimiz:

13. maddesinin 1. bendinin “Reçete sayısı ya da ciro miktarı bölge eczacı odalarınca her yıl belirlenen “aylık asgari reçete” veya “asgari tutarda ciro yapılması”  kriterlerine istinaden serbest eczanelerde ikinci eczacı çalıştırılması zorunludur. Bölge eczacı odalarınca belirlenen miktarlar Türk Eczacıları Birliği’nce Bakanlığa bildirilir ve Bakanlıkça yayınlanarak yürürlüğe girer. Bu düzenlemenin uygulanmasında eczanelerin ekonomik koşulları göz önünde bulundurularak yaptıkları itirazlara göre Bakanlık ve Türk Eczacıları Birliği’nce aynı takvim yılı içinde yeniden düzenleme yapılabilir.”   şeklinde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

11-) Taslağın 17. maddesinin 4. bendindeki “..ve bazı bölge eczacı odalarınca 8 saatten fazla açık bulundurulmasına izin verilen eczaneler...” ifadesi ile hangi kritere göre belirleneceği belli olmayan bazı eczanelere 24 saat açık olma hakkını tanıyan düzenleme, objektif hukuk kurallarına açıkça aykırıdır.

Zira; Bölge eczacı odalarına bu yönde bir taleple yapılacak başvurulara eczacı odalarınca hangi kritere göre izin verileceği, hangi kriterlerin göz önünde bulundurulacağı belirlenmiş olmamakla birlikte, böyle bir düzenlemenin hangi ihtiyaca karşılık olarak hayata geçirilmek istendiği de bilinmemektedir.

Bütün yasal düzenlemeler gelişen ve değişen koşullar nedeniyle oluşan ihtiyaçlara istinaden yapıldığı halde bu yönde bir düzenlemeyi gerektirecek bir gelişim ve değişim olmadığı gibi, verilecek izinlerin hiçbir objektif kriter belirlenmeksizin çerçevesi çizilmemiş bir yetki ile bölge eczacı odalarının takdirine bırakılmış olması hukuka uygun olmadığı gibi, uygulamada bir çok sorun yaşanmasına neden olacaktır.

Değişiklik önerimiz:

Taslağın 17. maddesinin 4. bendindeki “..ve bazı bölge eczacı odalarınca 8 saatten fazla açık bulundurulmasına izin verilen eczaneler…” ifadesinin çıkarılması gerekmektedir.

12-)  Taslağın 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesindeki “Bodrum katlar laboratuar olarak kullanılamaz” şeklindeki ifade mevcut eczanelerin de bu şartı en geç on sekiz ay içerisinde yerine getirmek zorunda bırakılmaları nedeniyle ciddi anlamda mağduriyet yaşanmasına neden olacaktır.

Zira ; bu yönetmelik değişikliği yürürlüğe girmeden önce açılmış olan ve laboratuarları bodrum katında olan eczaneler bulundukları binanın fiziki koşulları müsait olmadığı için bu değişikliği yerine getiremeyecekleri için ciddi anlamda mağdur olacaklardır.

Eczanesini nakleden ve yeni eczane açacak olanları kapsaması gereken düzenleme Geçici 1.maddede istisna getirilmediği için bütün eczaneleri kapsamakta, bu durum da kazanılmış hakların kullanılmasını engelleyen hukuka aykırı bir durum meydana getirmektedir. Yönetmeliğin bu şekliyle hayata geçmesiyle ciddi mağduriyetler yaşanacağı için;

Değişiklik önerimiz:

GEÇİCİ MADDE 1- (1). fıkrasının 1.cümlesinin ; “Bu Yönetmelik yürürlüğe girmeden önce açılma ruhsatı verilmiş bulunan eczaneler, 17 nci maddenin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ikinci cümlesindeki hükümleri hariç olmak üzere, Yönetmeliğin diğer hükümleri ile öngörülen gerekleri en geç on sekiz ay içerisinde yerine getirmek zorundadırlar. ” şeklinde yeniden düzenlenmelidir.

13-) Taslağın 23. maddesi ile eczanelerin kullanacağı ışıklı ve ışıksız levhalara standardizasyon getirilmekle birlikte bu levhaları kullanmaları da zorunlu hale getirilmektedir.

Eczaneler; görülmesi, kolayca bulunması gereken, kamu hizmeti sunan bir sağlık kuruluşu olduğundan, levhalarının halkın kolayca eczaneleri görmesi amacıyla yasal düzenleme ile zorunlu tutulmuş olması, bu levhaların reklam amacıyla kullanılmadığını ve kullanılmayacağını açıkça ortaya koymaktadır.

Bu şekilde kamu hizmeti sunan kurum ve kuruluşlara tanınan “pozitif ayrımcılık” çerçevesinde birçok kurum ve kuruluş belediyelere ödenen ilan ve reklam vergisinden muaf tutulmaktadır.

Yasal düzenleme gereği kullanılan levhaların ilgili mevzuat gereği de ilan reklam vergisine konu olması mümkün olmadığından;

Değişiklik önerimiz:

Taslağın 23. maddesinin sonuna gelmek üzere “ Bu yönetmelik gereği eczanelerin asmış olduğu eczane levhaları her türlü harç ve vergiden muaftır.”  şeklinde bir düzenleme yapılmalıdır.

14-) Taslağın 38. maddesinin 3.bendinde yer alan “Eczanelerde satışına izin verilen ürünlerin toptan satışı yapılamaz” şeklindeki düzenleme eczaneler arasında yapılmakta olan takas ve ecza depolarına yapılan iadeleri de kapsadığından uygulamada ciddi anlamda birçok sorun yaşanmasına neden olacaktır.

Zira; Eczaneler İTS üzerinden bildirim yaparak kendi aralarında takas yapabilmekte, yanlış veya fazla gelen ilaçlarını İTS üzerinden bildirim yaparak fatura karşılığında depolara iade edebilmekte iken bu düzenleme ile bu haklarını kullanamaz hale gelebileceklerdir.

Yasal düzenlemenin amacı eczanelerin yasa ile ecza depolarına tanınan toptan ilaç satışı yetkisini, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde paydaşlar dışına ilaç satışında kullanmasının önüne geçmek olduğundan, İTS üzerinden bildirim yapılarak, GLN numarası olan paydaşlar arasında yapılan ilaç hareketlerine istisna getirilmelidir. Bu yüzden;

Değişiklik önerimiz:

Taslağın 38. maddesinin 3.bendinin “Eczanelerde satışına izin verilen ürünlerin (GLN numarasına sahip paydaşlar arasında İTS üzerinden yapılanlar hariç) toptan satışı yapılamaz” şeklinde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

      15-) Taslağın 44.maddesinde yer alan “Eczanenin hizmet verdiği saatlerde mesul müdür eczacı varsa ikinci eczacı ve yardımcı eczacılar görevi başında bilfiil bulunmak zorundadır.” şeklindeki düzenleme, yardımcı eczacı ve/veya ikinci eczacı çalıştırılan eczanelerin mesul müdürlerinin eczanelerinden kısa süreliğine de olsa ayrılmalarına engel teşkil etmektedir. Oysaki bir eczacının mesai saatleri içerisinde dahi olsa her an eczanesinde hazır halde bulunmasını beklemek hayatın olağan akışına aykırıdır. Kaldı ki, mesul müdür eczacı sırf bu sebeple dahi olsa, ikinci veya yardımcı eczacı çalıştırıyor olabilir. Bu sebeple, ikinci ve/veya yardımcı eczacı var iken mesul müdür eczacının makul bir süre için eczanesinden ayrılmasına olanak sağlanmalıdır.

Değişiklik önerimiz:

Taslağın 44.maddesinin ilk cümlesinin “Eczanenin hizmet verdiği saatlerde mesul müdür eczacı varsa ikinci eczacı ve/veya yardımcı eczacılardan birisinin görevi başında bilfiil bulunması zorunludur. Ancak mesul müdür eczacı, eczanesinden İl Sağlık Müdürlüğü’ne haber vermeksizin 72 saatten uzun bir süre ayrılamaz.”  şeklinde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

 

 

TEİS KAMU KURUMLARI KOMİSYONU

NOT;Kurum tarafından hazırlanan YÖNETMELİK TASLAĞI için TIKLAYINIZ.

Kategori :Başvurularımız

Yeniliklerden haberdar olun

Yazıyı paylaşın

Recent Posts

Yorum Yazın

You must be Logged in to post comment.

© 2017 Tüm Eczacı İşverenler Sendikası. Bütün Hakları Saklıdır.